CHP'de yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu adına hareket ettiği bilinen gazeteci Şaban Sevinç, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve destekçilerine karşı bir yıpratma operasyonu başlattı. Sevinç'in sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımlarda, Kılıçdaroğlu'nun lüks yaşam tarzı ve alkol tüketimine vurgu yapıldı. Bu hamle, parti içindeki gammazlama savaşlarının yeni bir cepheye taşındığını gösteriyor.
Operasyonun perde arkası
Şaban Sevinç, daha önce İmamoğlu'na yakınlığıyla bilinen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Sevinç'in yayınladığı belgeler arasında Kılıçdaroğlu'nun yurt dışı seyahatlerinde lüks otellerde kaldığı, pahalı restoranlarda yemek yediği ve içki tükettiği iddia ediliyor. Kılıçdaroğlu cephesi ise bu iddiaları reddederek, paylaşımların gerçeği yansıtmadığını ve İmamoğlu kanadının bir algı operasyonu yürüttüğünü savunuyor. Parti kulislerinde, bu tür hamlelerin İmamoğlu'nun yargı sürecinde kamuoyu desteğini canlı tutmak amacı taşıdığı konuşuluyor.
Öte yandan, Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, bu operasyonun arkasında İmamoğlu'nun avukat ekibi ve parti içindeki bazı isimlerin olduğunu iddia ediyor. Sevinç ise yalnızca elindeki belgeleri paylaştığını, herhangi bir talimat almadığını söylüyor. Ancak, geçmişte benzer paylaşımlarla gündeme gelen Sevinç'in, İmamoğlu'nun stratejik iletişim ekibiyle yakın temas halinde olduğu biliniyor.
Parti içi dengeler
CHP'deki gerginlik, kurultay sürecinden bu yana devam ediyor. Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlıktan ayrılmasının ardından Özgür Özel yönetiminde parti, yeni bir döneme girmişti. Ancak, İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla parti içinde yeniden bir hesaplaşma başladı. Kılıçdaroğlu'na yakın olan isimler, İmamoğlu'nun yargılandığı dosyaların siyasi olduğunu ve bu sürecin partiye zarar verdiğini düşünüyor. Buna karşılık İmamoğlu kanadı, Kılıçdaroğlu döneminde parti yönetiminin yanlış kararlar aldığını ve bu nedenle bir temizlik yapılması gerektiğini savunuyor.
Sevinç'in paylaşımları, bu hesaplaşmanın bir parçası olarak yorumlanıyor. Kılıçdaroğlu'nun lüks ve içki algısı üzerinden hedef alınması, parti tabanında da farklı tepkilere yol açtı. Kimi partililer bu tür kişisel saldırıların siyasete yakışmadığını belirtirken, kimi partililer ise gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsız olmadıklarını ifade ediyor.
Bu gelişmeler ışığında, CHP'deki iç savaşın daha da derinleşmesi bekleniyor. Her iki taraf da kamuoyu nezdinde kendi pozisyonunu güçlendirmeye çalışırken, yaşananlar partinin toplumsal itibarını olumsuz etkiliyor. Bağımsız gözlemciler, bu tür kişisel çekişmelerin CHP'nin ana muhalefet partisi olarak etkinliğini azalttığına ve seçmen nezdinde güven erozyonuna yol açtığına dikkat çekiyor.