Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı'nın foto muhabiri Alp Eren Kaya, 'butlan yönetimi' olarak nitelendirilen kod 48 ile işine son verilmesinin ardından, partisinin 39. Olağan Kurultayı'nda açılan 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor: Darbeye Karşı Direniş' isimli fotoğraf sergisindeki eserlerini bizzat genel merkez binasına taşıdı. Yaşananlar, parti içi tepkilere yol açarken, Kaya'nın mağduriyeti kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İddialara göre usulsüz işten çıkarma
Alp Eren Kaya, 2024 yılının mart ayında CHP Genel Merkezi'nde görev yaparken, kendisine bildirilmeden 'kod 48' gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini öğrendi. Kod 48, İş Kanunu'nda 'işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı' olarak tanımlanıyor. Ancak Kaya, bu feshin usulsüz olduğunu ve kendisine herhangi bir savunma hakkı tanınmadığını belirterek, İş Mahkemesi'ne başvurdu. CHP'li kaynaklar, bu tür uygulamaların 'butlan yönetimi' olarak adlandırıldığını ve parti içinde huzursuzluğa yol açtığını ifade ediyor.
Kurultayda sergi açma kararı
Kaya'nın işten çıkarılmasına rağmen, CHP 39. Olağan Kurultayı'nda kendi imzasını taşıyan bir fotoğraf sergisi açma kararı alması dikkat çekti. 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor: Darbeye Karşı Direniş' başlıklı sergi, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında milletin demokrasiye sahip çıkışını konu alıyor. Sergide, Kaya'nın yıllar boyunca çektiği 30 fotoğraf yer aldı.
Sergiyi kendi taşıdı
Serginin kurulum aşamasında ise ilginç bir detay yaşandı. İşten çıkarılan Kaya, fotoğraflarını CHP Genel Merkezi'ne tek başına getirdi ve sergiyi kendi elleriyle düzenledi. Bir elinde fotoğraf çerçeveleri, diğer elinde çekiçle koridorlarda dolaşan Kaya'nın görüntüleri, parti çalışanları tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi. Kaya, yaptığı açıklamada, 'Bu fotoğraflar benim emeğim. Onları sergilemek benim için bir onur. Kimseden yardım istemedim, çünkü bu mücadele benim için kişisel bir anlam taşıyor' dedi.
Parti içi ve kamuoyu tepkisi
Olay, CHP içinde farklı yorumlara neden oldu. Bazı parti yöneticileri, Kaya'nın işten çıkarılmasının bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ve sürecin mahkeme tarafından çözüleceğini belirtirken, bazıları da bu durumun parti imajına zarar verdiğini söyledi. Kamuoyundan da tepkiler gecikmedi. Sosyal medyada 'AlpErenKaya' etiketi kısa sürede gündem oldu. Kullanıcılar, bir foto muhabirinin emeğine saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
Bağımsız değerlendirme
Alp Eren Kaya'nın yaşadıkları, parti içi işleyiş ve çalışan hakları konusunda önemli soruları gündeme getiriyor. Bir yandan 'butlan yönetimi' eleştirileri, diğer yandan bir çalışanın sergisini bile kendi başına taşımak zorunda kalması, kurumsal iletişim ve insan kaynakları politikalarının sorgulanmasına neden oluyor. Bu olay, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda büyük kurumlarda çalışanların karşılaşabileceği keyfi uygulamalara dair bir uyarı niteliği taşıyor. Sonuç olarak, Kaya'nın mahkeme süreci ve parti yönetiminin bu konuda atacağı adımlar, yakından takip edilmeye devam edecek.