CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in İBB duruşmasında dile getirdiği çıplak arama, kötü muamele, psikolojik baskı ve çocukları üzerinden tehdit edildiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Tanrıkulu, konuyu bir yazılı soru önergesiyle Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a iletti. İddialar, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, CHP’li vekil olayın aydınlatılması için somut adımlar atılmasını talep etti.
İddiaların perde arkası
Fatoş Pınar Türker, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade verirken, gözaltı sürecinde kendisine çıplak arama yapıldığını, kötü muamele ve psikolojik baskıya maruz kaldığını öne sürdü. Türker, ayrıca çocuklarının tehdit edildiğini belirterek, bu durumun kendisini derinden etkilediğini ifade etti. İddialar, insan hakları ihlalleri ve kadına yönelik şiddet bağlamında büyük tepki çekti. CHP, konunun Meclis çatısı altında detaylıca incelenmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini savunuyor.
Sezgin Tanrıkulu’nun önergesi
Tanrıkulu, Adalet Bakanı’na yönelttiği soru önergesinde, Fatoş Pınar Türker’in iddialarının doğruluğunun araştırılmasını, gözaltı sürecinde hukuka aykırı bir uygulama olup olmadığının tespit edilmesini istedi. CHP’li vekil, “Bir kadının kendisine yapılmayan bir muameleyi bu şekilde iddia etmesi ciddiye alınmalı ve soruşturma başlatılmalıdır” dedi. Önergede, ayrıca benzer iddiaların daha önce de gündeme geldiği hatırlatılarak, sistematik bir insan hakları ihlali olup olmadığının sorgulanması talep edildi.
Tepkiler ve beklentiler
İddialar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip ediliyor. Kadın örgütleri, çıplak arama gibi uygulamaların kadın onurunu rencide ettiğini ve derhal yasaklanması gerektiğini vurguluyor. CHP, konunun Meclis’te gündeme gelmesinin ardından yetkililerin hızlı bir şekilde harekete geçmesini bekliyor. Öte yandan, İBB yönetimi ve ilgili kurumlar henüz konuya dair resmi bir açıklama yapmadı. Kamuoyu, bu iddiaların aydınlatılmasını ve adaletin sağlanmasını talep ediyor.
Bağımsız değerlendirme
Bu tür iddialar, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda kadınların ceza adalet sistemi içinde karşılaştığı yapısal sorunları da gözler önüne seriyor. Çıplak arama ve benzeri uygulamalar, uluslararası insan hakları standartlarına aykırı olduğu gibi, Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmelerle güvence altına alınan kadın haklarını ihlal ediyor. TBMM’nin bu konuyu kapsamlı bir şekilde ele alması, hem mağdurun adalet arayışına katkı sağlayacak hem de benzer olayların tekrarlanmasını önleyecek önlemlerin alınmasına zemin hazırlayacaktır.