CHP’de son dönemde yaşanan yönetim krizi, partinin önde gelen isimlerini arabuluculuk masasına oturttu. Milletvekilleri ve belediye başkanlarından oluşan ayrı heyetler, seçilmiş ve mahkeme kararıyla göreve getirilmiş yönetimler arasında köprü kurmaya çalışıyor. İki tarafın da resmi temsilcisi olmayan arabulucular, kendileri sorumluluk alarak "parti bölünmesin" diye yoğun mesai harcıyor. Özellikle Özgür Özel’e yakın kanat, olağanüstü kurultay talebinde ısrar ederken, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler ise ’tedbir’ kararının arkasında duruyor.
Özel kanadından kurultay çağrısı
CHP’de Özgür Özel liderliğindeki grup, partinin tıkanıklığı aşması için en kısa sürede olağanüstü kurultay yapılmasını istiyor. Özel’e yakın kaynaklar, mahkeme kararıyla atanan yönetimin parti içi demokrasiyi zedelediğini savunuyor. Milletvekilleri, kurultay delegelerinin yüzde 50’sinden fazlasının Özel’i desteklediğini iddia ediyor. Bu kesim, kurultayın partinin geleceği için bir fırsat olduğunu, aksi takdirde tabanın tepkisinin artacağını belirtiyor.
Kılıçdaroğlu kanadı ’tedbir’ diyor
Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler ise mahkeme kararıyla oluşturulan yönetimin geçici olduğunu ve partiyi kongreye kadar taşıması gerektiğini söylüyor. Kılıçdaroğlu cephesi, kurultay çağrılarının partiyi daha da kaosa sürükleyeceğini, bu nedenle ’tedbir’ adımlarının devam etmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu grup, mevcut yönetimin en azından bir sonraki kurultaya kadar görevde kalmasının parti istikrarı açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Pazarlık süreci nasıl işliyor?
İki kanat arasındaki görüşmeler, hem grup başkanvekilleri hem de belediye başkanları düzeyinde sürüyor. Belediye başkanları, partinin örgütle bağını koparmamak adına arabuluculuk yapıyor. Görüşmelerde genellikle mahkeme kararının hukuki boyutu değil, siyasi sonuçları masaya yatırılıyor. Özel kanadı, Kılıçdaroğlu’nun parti içi muhalefete kapalı tutumunu eleştirerken, Kılıçdaroğlu cephesi ise Özel’in “aceleci” tavrının partiyi erken seçime sürükleyebileceğini belirtiyor.
Parti içi diplomasinin kaderi
CHP’deki bu iyi niyet diplomasisinin başarılı olup olmayacağı, önümüzdeki haftalarda belli olacak. Arabulucu isimler, her iki tarafı da ikna edebilirse parti olağanüstü kurultaya gidebilir. Aksi halde, taraflar arasındaki gerilim yükselebilir ve parti yönetimi tamamen kilitlenebilir. Siyaset bilimciler, CHP’nin bu süreci demokratik bir şekilde yönetememesi durumunda, partinin sadece yönetim kriziyle değil, aynı zamanda itibar kaybıyla da yüzleşmek zorunda kalacağını belirtiyor.