Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetiminde yaşanan tasfiyeler hız kesmeden devam ediyor. Son olarak, parti içi muhalefete yakınlığıyla bilinen 49 isim, "YENİ Parti'ye çalışıyorlar" gerekçesiyle ihraç edildi. Ancak iddialara göre, bu kararın arkasında yalnızca parti disiplini değil, Yargıtay sürecine dair stratejik bir hamle yatıyor. Edinilen bilgilere göre, ihraç kararları, Yargıtay'ın daha önce verdiği bir kararı bozması halinde ihraç edilen isimlerin partiye geri dönmesini engellemeyi hedefliyor. Bu gelişme, CHP içindeki gerilimi yeniden alevlendirdi.
49 İhraç Kararının Detayları
CHP merkez yönetimi, son bir hafta içinde çeşitli illerde örgütlerde görev alan 49 kişinin partiden ihracına karar verdi. Kararın gerekçesi olarak, bu kişilerin kuruluş çalışmaları devam eden YENİ Parti lehine faaliyet yürüttükleri ve partiyi bölmeye çalıştıkları öne sürüldü. İhraç edilen isimler arasında il ve ilçe başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve aktif parti üyelerinin bulunduğu öğrenildi. Parti sözcüsü, konu hakkında yaptığı kısa açıklamada, "Parti tüzüğüne aykırı davranışlar nedeniyle disiplin işlemleri uygulandı" ifadelerini kullandı ancak ayrıntılı bilgi vermedi.
Perde Arkası: Yargıtay Kararı mı Etkili?
Ancak kulislerde konuşulanlar, ihraçların görünürdeki gerekçesinden çok daha farklı olduğunu gösteriyor. İddiaya göre, CHP yönetimi, geçtiğimiz aylarda bazı delegelerin ve üyelerin partiden ihracına ilişkin verilen bir mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması riskine karşı harekete geçti. Yargıtay'ın, "usul hatası" nedeniyle bazı ihraçları bozması halinde, bu 49 ismin de otomatik olarak partiye geri dönmesi söz konusu olabilir. Bu durumu önlemek amacıyla, yönetim bu isimler hakkında "YENİ Parti'ye çalışmak" gibi yeni gerekçelerle taze ihraç kararları aldı. Böylece, olası bir Yargıtay bozma kararı sonrasında bile isimlerin partiye dönüşünün engellenmesi hedefleniyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Hukukçular, bu tür bir uygulamanın hukuki geçerliliğinin tartışmalı olduğunu belirtiyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kemal Yıldız, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bir üyenin ihracı, ancak disiplin kurullarının kararı ve kesinleşmesiyle mümkündür. Eğer mahkeme, verilen bir ihraç kararını iptal ederse, bu kararın geriye dönük etkisi olur. Yönetimin, yeni ihraç kararlarıyla bu süreci dolanmaya çalışması, yargı kararlarının uygulanmasını engellemeye yönelik bir girişim olarak yorumlanabilir" dedi. Ayrıca, YENİ Parti'nin henüz resmi olarak kurulmamış olması nedeniyle, "YENİ Parti'ye çalışmak" suçlamasının ispatının güç olabileceğini vurguladı.
Geçmişteki Örnekler ve Parti İçi Muhalefet
CHP'de daha önce de benzer tasfiye girişimleri yaşanmıştı. Özellikle son kurultay sürecinde muhalif kanadın desteklediği isimlerin disiplin cezalarıyla karşılaştığı biliniyor. 2023 yılında yapılan kurultayda, Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bazı delegelerin üyelikleri dondurulmuş, ardından çeşitli ihraçlar gündeme gelmişti. Bu süreçte, parti içi muhalefetin "kumpas" olarak nitelendirdiği ihraç kararları, sık sık mahkemeye taşınmış ve bazıları mahkeme kararlarıyla iptal edilmişti. Şimdi yaşananlar, geçmişteki bu olayların bir devamı niteliğinde.
İhraç edilen isimlerin avukatlarından biri olan Av. Selin Arslan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Müvekkillerimiz hakkında hiçbir somut delil olmadan ihraç kararı verildi. Bu kararlar, parti içi muhalefeti susturmaya yönelik açık bir girişimdir. Hukuki olarak itiraz edeceğiz ve bu kararların iptali için dava açacağız. Yargıtay'ın daha önce bozduğu kararlar, bu iddiaların ne kadar temelsiz olduğunu gösteriyor" dedi. Arslan, ayrıca YENİ Parti'nin kuruluşunun daha tamamlanmadığını, bu nedenle müvekkillerinin böyle bir partiye çalışmasının söz konusu olamayacağını belirtti.
Sürecin Parti Geneline Etkileri
Bu son ihraç dalgası, CHP içindeki tansiyonu daha da yükseltmiş durumda. Özellikle önümüzdeki yerel seçimler öncesinde parti içi birlikteliğin sağlanması beklenirken, bu tür disiplin uygulamalarının partiye olan güveni zedeleyeceği yorumları yapılıyor. Bazı siyasi analistler, bu gelişmenin, CHP'nin tabanında huzursuzluğa yol açabileceğini ve seçim çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini öne sürüyor. Öte yandan, parti yönetimi ise bu hamlenin, partinin disiplinini sağlamak için gerekli olduğunu savunuyor. İhraç edilen isimlerin, partiyi içeriden bölmeye çalıştığını ve YENİ Parti ile iş birliği içinde olduğunu iddia ediyor.
CHP'nin bu ihraç kararıyla ilgili tartışmalar sürerken, gözler Yargıtay'ın önümüzdeki haftalarda vereceği karara çevrilmiş durumda. Bu kararın, hem ihraç edilen isimlerin kaderini hem de parti içi muhalefetin geleceğini belirleyeceği ifade ediliyor. Siyasi kulislerde, Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde, CHP yönetiminin daha da zor durumda kalacağı konuşuluyor.
Değerlendirme
Bir toplumsal muhalefet partisi olarak CHP'nin içinden geçtiği bu süreç, sadece parti içi bir kriz olmanın ötesinde, Türkiye'de siyasi partilerin hukuk devleti ilkeleriyle olan ilişkisini de gözler önüne seriyor. Disiplin işlemlerinin, yargı kararlarını etkisiz kılacak şekilde araçsallaştırılması, partilerin iç işleyişindeki hukuki güvencelerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Siyasi mücadele, meşru zeminlerde ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütüldüğünde anlam kazanır. Aksi durumda, yaşanan güven bunalımı yalnızca partinin kendi dinamiklerini değil, tüm siyasal sistemin meşruiyetini de zedeleyebilir. Bu nedenle, CHP'nin bu süreçten güçlenerek çıkabilmesi, hukukun üstünlüğüne olan inancını tesis etmesine bağlıdır.