Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, ülkede son günlerde meydana gelen ve en az 12 kişinin ölümüne yol açan orman yangınlarının ardından, kundakçılara idam cezası öngören bir yasal düzenleme yapılması talimatını verdi. Bu karar, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası insan hakları örgütleri arasında tartışma yaratırken, yetkililer yangınların büyük bölümünün kasıtlı çıkarıldığını belirtiyor.
Yangın felaketinin boyutları
Ülkenin kuzeydoğusundaki El Tarf, Setif ve Susi Buraş ilçelerinde geçen hafta başlayan yangınlar, şiddetli rüzgar ve kuraklığın etkisiyle hızla yayıldı. Alevler, yerleşim yerlerini tehdit ederken, tahminen 3 bin 500 hektar ormanlık alan kül oldu. Cezayir İçişleri Bakanlığı, yangınlarda 12 kişinin hayatını kaybettiğini, 24 kişinin ise yaralandığını açıkladı. Ölenler arasında 9 sivil, 3 itfaiye eri bulunuyor. Bölgeye takviye olarak gönderilen yangın söndürme uçakları ve helikopterler ile alevlere müdahale sürerken, bazı köylerde elektrik ve su kesintileri yaşanıyor.
Devlet başkanının sert çıkışı
Olayların ardından bir televizyon konuşması yapan Cumhurbaşkanı Tebbun, “Bu yangınların arkasında suç örgütleri ve hainler var. Devletimize ve halkımıza karşı işlenen bu suçların cezasız kalmayacağını herkes görecek” dedi. Tebbun, Adalet Bakanı’na “orman yangını çıkarmak” suçunun kapsamını genişleten ve bu fiillere ölüm cezası verilmesini öngören bir yasa tasarısı hazırlaması talimatı verdiğini duyurdu. Cumhurbaşkanlığı basın ofisinden yapılan açıklamada, düzenlemenin özellikle can kaybına neden olan yangınları kapsayacağı ve kundakçılığın “terörizm” kapsamında değerlendirileceği belirtildi.
Yetkililerden ilk soruşturma
Cezayir Polisi, olaylarla ilgili olarak şu ana kadar 3 kişinin gözaltına alındığını, yangın çıkardıklarından şüphelenilen 14 kişi hakkında ise arama çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. İçişleri Bakanı Kemal Belcud, düzenlediği basın toplantısında “Yangınların büyük çoğunluğunun kasıtlı olduğuna dair güçlü deliller elde ettik. Bu kişilerin yakalanması için tüm birimlerimiz teyakkuza geçirildi” ifadelerini kullandı.
İdam cezası ve uluslararası hukuk
Cezayir, 1993’ten bu yana resmi olarak idam cezasını kaldırmış değil ancak pratikte bir moratoryum uyguluyor; son infaz 1993 yılında gerçekleşmişti. Bu tür bir yasa değişikliği, ülkenin idam cezasına geri dönüşü anlamına gelebilir. Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, idam cezasının her koşulda caydırıcı olmadığını ve yanlış yargılamalara zemin hazırlayabileceğini savunuyor. Öte yandan, bazı hukukçular, Tebbun’un tali otoritesiyle doğrudan yasa çıkarma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle tasarının parlamentoya sunulacağını ve uzun bir yasama süreci öngörüldüğünü ifade ediyor.
Sel felaketinin ardından yangınlar
Cezayir, sadece birkaç hafta önce komşu ülke Fas’ta yaşanan yıkıcı depremin ardından bu kez de orman yangınlarıyla boğuşuyor. Uzmanlar, Akdeniz iklimine sahip Kuzey Afrika ülkelerinde kuraklık ve artan sıcaklıklar nedeniyle orman yangınlarının daha sık ve yıkıcı hale geldiğine dikkat çekiyor. Cezayir’de 2021 yılında yaşanan yangınlarda 90’dan fazla kişi hayatını kaybetmiş, ordu yangın söndürme çalışmalarına katılmıştı. Bu yıl ise henüz yaz sezonunun sona ermemesine rağmen, binden fazla yangın vakası rapor edilmiş durumda.
Muhalefet partileri ise hükümeti, yangınlarla mücadelede yetersiz olmakla ve önleyici tedbirleri zamanında almamakla suçluyor. Sosyalist Güçler Cephesi Milletvekili Yusuf Buhnef, “İdam cezasını gündeme getirmek, asıl meseleleri örtbas etmeye yönelik bir girişimdir. Hükümet, iklim değişikliğiyle mücadele ve orman yönetimi konusunda radikal bir plan ortaya koymalıdır” diye konuştu.
Cezayir hükümetinin, yangın mağdurlarına tazminat ödemeyi ve yanan alanların yeniden ağaçlandırılması için 10 yıllık bir program başlatmayı planladığı da gelen bilgiler arasında.