İstanbul'da tutuklu bulunan Şiyar Alpaslan'ın, cezaevinden annesine gönderdiği mektupla eski eşi Fatma Can'ı öldürmeye azmettirdiği iddiasıyla yürütülen davanın karar duruşması 21 Eylül'e ertelendi. Sanık ve annesi hakkında "ısrarlı takip" ve "tehdit" suçlarından cezalandırma talep ediliyor. Olay, cezaevindeki bir mektubun ele geçirilmesiyle ortaya çıktı.
Mektupta Ölüm Talimatı
İddiaya göre, Şiyar Alpaslan boşandıktan sonra da eski eşi Fatma Can'ı rahatsız etmeye devam etti. Tutuklu bulunduğu cezaevinden annesine yazdığı mektupta, Fatma Can'ın öldürülmesi için talimat verdiği belirlendi. Mektup, cezaevi yetkililerinin rutin kontrolü sırasında ele geçirildi. İncelemede, Alpaslan'ın annesine "Onu ortadan kaldırın, yaşamasını istemiyorum" gibi ifadeler kullandığı öne sürüldü. Mektubun ardından savcılık harekete geçti ve anne hakkında da soruşturma başlatıldı.
Fatma Can, eski eşinin cezaevine girmeden önce de kendisini defalarca tehdit ettiğini, sosyal medya üzerinden ve telefonla rahatsız ettiğini belirterek suç duyurusunda bulunmuştu. Alpaslan'ın tutuklanmasının ardından tehditlerin kesilmediğini, bu kez annesi üzerinden kendisine ulaşılmaya çalışıldığını ifade etti. Can'ın avukatı, müvekkilinin yaşadığı korku ve endişenin had safhada olduğunu, devletten koruma talep ettiklerini dile getirdi.
Dava Süreci ve Suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Şiyar Alpaslan "kişiyi öldürmeye azmettirme", "ısrarlı takip" ve "tehdit" suçlarından; annesi ise "ısrarlı takip" ve "tehdit" suçlarından cezalandırılması istendi. İddianamede, mektubun içeriği ve telefon kayıtları delil olarak yer aldı. Ayrıca Fatma Can'ın daha önce alınan koruma kararına rağmen sanıkların bu kararı ihlal ettiği vurgulandı.
Davanın ilk duruşmalarında sanık Şiyar Alpaslan, suçlamaları reddederek mektubun kendisine ait olmadığını, annesine böyle bir talimat vermediğini savundu. Anne ise oğlunun kendisini yönlendirmediğini, sadece duygusal sıkıntılarını paylaştığını öne sürdü. Mahkeme, eksik delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi. Bir sonraki duruşma 21 Eylül'de görülecek.
Kadına Yönelik Şiddette Israrlı Takip
Türkiye'de 2020 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'da yapılan değişiklikle "ısrarlı takip" ayrı bir suç olarak tanımlandı. Buna göre, bir kişiyi ısrarla takip etmek, iletişim kurmaya çalışmak veya tehdit etmek hapis cezası ile cezalandırılıyor. Uzmanlar, cezaevinden yönlendirilen tehditlerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Kadın hakları savunucuları, cezaevindeki hükümlülerin dışarıdaki kişiler üzerinden mağdurlara ulaşmasının önlenmesi için daha sıkı denetim yapılması gerektiğini söylüyor. Bu dava, cezaevi içi iletişimin kontrolü ve mağdur koruma mekanizmalarının etkinliği açısından örnek teşkil ediyor. Fatma Can'ın avukatı, müvekkilinin güvenliğinin sağlanması için çağrıda bulunurken, davanın seyri Eylül ayında netlik kazanacak.
Cezaevinden cinayet talimatı verilmesi, sadece bireysel bir suç olayı değil, aynı zamanda ceza infaz sistemi ve mağdur hakları açısından ciddi bir soruna işaret ediyor. Kadın cinayetlerinin önlenmesinde koruma kararlarının etkin uygulanması ve dijital takip yöntemlerinin engellenmesi hayati önem taşıyor. Bu dava, mevcut yasaların yeterliliğini ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.