İstanbul Bayrampaşa'da 12 yıl önce öldürülen servis şoförü Gültekin Yıldırım (55) cinayetinin faili, cezaevi inşaatında karıştığı bir kavga sonrası alınan DNA örneğinin incelenmesiyle ortaya çıktı. Olay, adli tıp ve kolluk kuvvetlerinin uzun süredir takip ettiği soğuk bir dosyanın beklenmedik bir tesadüfle aydınlanmasına sahne oldu.
Olayın gelişimi ve DNA analizi
Bayrampaşa Ceza İnfaz Kurumu yakınındaki bir inşaat alanında çalışan işçiler arasında çıkan kavgaya polis ekipleri müdahale etti. Kavga sırasında yaralanan bir şüpheliden alınan rutin DNA örneği, ulusal DNA veri tabanında yapılan taramada Gültekin Yıldırım cinayetine ait delillerle birebir eşleşti. Şüphelinin, 2012 yılında Bayrampaşa'da bir servis aracında bıçaklanarak öldürülen Yıldırım'ın katili olduğu tespit edildi.
Cinayet ve soruşturma süreci
Gültekin Yıldırım, 12 yıl önce Bayrampaşa'daki bir minibüste çalışırken kimliği belirsiz kişi veya kişilerce bıçaklanarak öldürülmüştü. Olay yerinde alınan kan örnekleri ve parmak izleri dönemin teknolojisiyle incelenmiş ancak herhangi bir sonuç alınamamıştı. Dosya, zamanaşımına uğramamak için periyodik olarak yeniden değerlendiriliyordu. Adli Tıp Kurumu'nun 2023'te DNA örneklerini yeniden inceleme kararı almasıyla süreç hızlandı. Soğuk dosyalar için oluşturulan özel ekip, eldeki tüm verileri güncel tekniklerle analiz etti ve şüpheli havuzu daraltıldı.
Şüphelinin ifadesi ve ek deliller
Gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde cinayeti inkar etse de DNA eşleşmesi ve olay yeri bulgularındaki tutarlılık savcılık tarafından yeterli görüldü. Şüphelinin cezaevi inşaatında çalıştığı sırada başka bir işçiyle kavga etmesi sonucu polis merkezine götürüldüğü ve bu sırada alınan biyolojik örneğin kaderini değiştirdiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında şüphelinin cinayet gecesine ait cep telefonu kayıtları ve tanık ifadeleri de inceleniyor.
Adli süreç ve toplumsal yankı
Zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme sürecinde, DNA delilinin yanı sıra olay yeri inceleme raporları ve adli tıp uzmanlarının ifadeleri önemli rol oynayacak. Ailenin avukatı, yıllardır süren adalet arayışının sonuçlanmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Olay, soğuk dosyaların çözümünde rutin uygulamaların ve teknolojik gelişmelerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, DNA veri tabanının genişletilmesi ve eski dosyaların düzenli taranmasının benzer vakaların aydınlatılmasına katkı sağlayacağını belirtiyor. Bu vaka, asayiş uygulamalarında tesadüflerin bile sistematik takiple birleştiğinde adalete ulaşmada ne kadar etkili olabileceğini göstermesi açısından dikkat çekici değil, ancak ders verici niteliktedir.