Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sinop'ta düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programında yaptığı konuşmada, terör sorununun Türkiye ekonomisine son 25 yılda en az 2,3 trilyon dolar maliyet oluşturduğunu belirtti. Yılmaz, "Bu prangadan kurtulmak istiyoruz" diyerek terörle mücadelenin ekonomik boyutuna vurgu yaptı.
Türkiye'nin Ekonomik ve Sosyal Gelişimi
Yılmaz, konuşmasında Türkiye'nin son çeyrek asırdaki ekonomik ve sosyal dönüşümüne dikkat çekti. Ülkenin altyapıdan sağlığa, eğitimden teknolojiye kadar birçok alanda önemli mesafe kat ettiğini ifade eden Yılmaz, buna rağmen terörün bu ilerlemeyi sekteye uğrattığını söyledi. "Terör sadece can kaybına yol açmıyor, aynı zamanda kaynakların verimli kullanılmasını engelliyor, yatırımları baltalıyor ve ekonomik büyümeyi aşağı çekiyor" dedi.
Yılmaz, 2,3 trilyon dolarlık maliyetin, doğrudan güvenlik harcamaları, kaybedilen iş gücü, azalan yatırımlar ve turizm gelirlerindeki düşüş gibi kalemleri kapsadığını belirtti. Bu rakamın yaklaşık olarak Türkiye'nin bir yıllık milli gelirine denk olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Bu kaynağı ülkemizin refahı için kullansaydık çok daha ileri bir noktada olurduk" ifadelerini kullandı.
"Bu Prangadan Kurtulmak İstiyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, "Bu prangadan kurtulmak istiyoruz. Terörü tamamen gündemimizden çıkarmak, ülkemizi huzur ve istikrar içinde geleceğe taşımak en büyük hedefimiz" şeklinde konuştu. Yılmaz, güvenlik politikalarının yanı sıra ekonomik ve sosyal kalkınma projeleriyle de terörün beslenme kaynaklarının kurutulacağını sözlerine ekledi.
Sinop'taki programda vatandaşlarla da bir araya gelen Yılmaz, hükümetin 2023 vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği projeleri anlattı. Türkiye'nin enerjiden savunma sanayisine, tarımdan dijitalleşmeye kadar pek çok alanda atılım yaptığını kaydeden Yılmaz, "Terör belasını tamamen bertaraf ettiğimizde bu atılımlar çok daha güçlü bir şekilde meyvelerini verecek" dedi.
Terörün Ekonomiye Etkisi ve Gelecek Perspektifi
Terörün Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisi uzun yıllardır tartışılan bir konu. Güvenlik harcamalarının bütçe üzerindeki yükü, bölgesel kalkınma farklılıkları ve yatırımcı güveni üzerindeki olumsuz etkiler, ekonomistlerin sıkça dile getirdiği başlıklar arasında. Yılmaz'ın açıkladığı 2,3 trilyon dolarlık rakam, bu etkinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Hükümet, son yıllarda terörle mücadelede önemli mesafe kat ettiğini ve özellikle kırsal alanda operasyonel üstünlük sağlandığını belirtiyor. Bu durumun ekonomik yansımaları da yavaş yavaş görülmeye başlandı; özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yatırım ve turizm faaliyetleri canlanıyor. Ancak kalıcı çözüm için güvenlik kadar sosyal ve ekonomik politikaların da kararlılıkla uygulanması gerekiyor.
Cevdet Yılmaz'ın Sinop'taki açıklamaları, terörle mücadelenin sadece askeri değil aynı zamanda ekonomik bir kalkınma meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 2,3 trilyon dolarlık kayıp, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde terörü tamamen gündeminden çıkararak bu kaynağı eğitim, sağlık, altyapı ve teknolojiye yönlendirmesi halinde elde edebileceği kazanımların büyüklüğünü gösteriyor. Bu hedefe ulaşmak, sadece güvenlik güçlerinin değil, tüm toplumun ortak iradesini gerektiriyor.