Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü dostluğun yalnızca duygusal bağlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, bu tarihi muhabbetin ticaret, yatırım, teknoloji ve üretim alanlarında somut iş birliklerine dönüştürülmesi çağrısı yaptı. Yılmaz, iki ülke arasındaki mevcut potansiyelin çok daha yüksek olduğunu vurguladı.
Dostluktan Ortak Refaha
Bir iş forumunda konuşan Cevdet Yılmaz, Türkiye ve Pakistan'ın tarih boyunca birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ifade etti. "Bu dostluğu ticarette, yatırımda, teknolojide ve üretimde de aynı ölçüde güçlü kılmalıyız. Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" diyen Yılmaz, özellikle savunma sanayii, tekstil, enerji ve tarım alanlarında iş birliği fırsatlarına dikkat çekti. İkili ticaret hacminin artırılması için yeni anlaşmaların imzalanması gerektiğini söyledi.
Ekonomik Potansiyel ve Hedefler
Türkiye ile Pakistan arasındaki ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir artış gösterse de, her iki ülke de mevcut rakamların potansiyeli yansıtmadığı konusunda hemfikir. 2023 verilerine göre ikili ticaret hacmi yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Yılmaz, bu rakamın kısa vadede 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Özellikle Pakistan'ın İslamabad ve Lahor gibi şehirlerinde Türk yatırımcılar için cazip projeler bulunduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesi ve yeni iş konseylerinin kurulması gibi adımların da gündemde olduğunu söyledi. "Özel sektörün rolü çok kritik. Devletler sadece zemin hazırlar, asıl işi iş insanları yapacak" ifadelerini kullandı.
Stratejik İş Birliği ve Bölgesel Etkiler
Türkiye ve Pakistan, sadece ikili ticarette değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel platformlarda da yakın iş birliği yapıyor. İki ülke, Keşmir sorunundan İslam İş Birliği Teşkilatı'na kadar pek çok konuda ortak duruş sergiliyor. Ekonomik iş birliğinin bu stratejik ortaklığa yeni bir boyut kazandırması bekleniyor. Yılmaz, "Güçlü bir Pakistan, güçlü bir Türkiye demektir" diyerek, Pakistan'ın ekonomik kalkınmasının bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtti.
Son dönemde Türk yatırımcıların Pakistan'da özellikle enerji ve altyapı projelerine ilgisi artmış durumda. Yılmaz, bu yatırımların hızlanarak devam edeceğini ve yeni teşvik mekanizmaları üzerinde çalışıldığını aktardı.
Bağımsız değerlendirmelere göre, Türkiye ve Pakistan'ın ekonomik entegrasyonu, iki ülkenin de küresel ticaretteki konumlarını güçlendirebilir. Ancak, bürokratik engeller ve lojistik maliyetler gibi yapısal sorunların aşılması gerekiyor. Yılmaz'ın çağrısı, bu engelleri aşma iradesinin var olduğunu gösteriyor.