Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yıllık enflasyonun yüzde 31,75 seviyesine gerilediğini açıklayarak, kalıcı fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda reform adımlarının kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi. Yılmaz, dışsal şoklara karşı ekonominin direncini korumak amacıyla yapısal düzenlemeler ve reel sektöre yönelik desteklerin devam edeceğini vurguladı.
Enflasyondaki Düşüş ve Ekonomik Görünüm
Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere atıfta bulunarak, enflasyon oranındaki düşüşün ekonomi politikalarının olumlu sonuçlarını yansıttığını ifade etti. Yıllık enflasyonun yüzde 31,75 ile son dönemin en düşük seviyesine gerilemesi, piyasalarda güven ortamını güçlendirdi. Yılmaz, bu iyileşmenin sürdürülebilir olması için para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde uygulanacağını ve yapısal reformların hız kesmeden devam edeceğini kaydetti.
Yapısal Reformlar ve Reel Sektör Destekleri
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ekonomideki kırılganlıkları azaltmak ve büyüme potansiyelini artırmak için kapsamlı bir reform gündemi yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda, üretim ve istihdamı destekleyici politikaların önceliklendirileceğini ifade eden Yılmaz, reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlar atılacağını söyledi. Ayrıca, enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı alınan tedbirlerin genişletilerek sürdürüleceğini, böylece vatandaşların alım gücünün korunacağını aktardı.
Yılmaz, özellikle KOBİ'lere ve ihracatçılara yönelik destek programlarının önemine değinerek, bu kesimlerin küresel rekabette güçlenmesini sağlayacak teşviklerin artırılacağını söyledi. Ayrıca, Ar-Ge ve dijital dönüşüm yatırımlarının teşvik edileceğini, böylece ekonominin verimlilik artışına katkı sağlanacağını ifade etti.
Enflasyonla Mücadelede Kararlılık
Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşuna destek veren Yılmaz, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve dezenflasyon sürecinin kalıcı hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, "Amacımız kalıcı fiyat istikrarına ulaşmak ve bunu tüm paydaşların hissedebileceği bir refah artışına dönüştürmektir" dedi.
Cevdet Yılmaz, bu süreçte uluslararası kuruluşlar ve finans piyasalarıyla iletişimin güçlendirileceğini, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin güvenin artırılacağını da sözlerine ekledi.
Türkiye ekonomisi, son dönemde uygulanan politikalar sonucunda büyüme ve dış ticaret dengesinde iyileşmeler kaydederken, enflasyondaki düşüş eğilimi de dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde, benzeri görülmemiş küresel risklerin yönetilmesinde yapısal reformların belirleyici rol oynaması bekleniyor. Uzmanlar, enflasyonla mücadelede atılan adımların kararlılıkla sürdürülmesi halinde, Türkiye'nin potansiyel büyüme oranına ulaşabileceği ve refah düzeyini artırabileceği görüşünde. Bu nedenle, yapısal reformlara verilen önem, ülkenin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından kritik bir önem taşıyor.