AKP'de milliyetçi kökenli milletvekillerinin çerçeve yasa oylamasına katılmaması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, bu hamle ile düzenleme Meclis'ten geçirilirken milliyetçi seçmenden gelebilecek tepkilerin sınırlandırılması ve partinin tabanıyla bağlarının korunması hedeflendi.
Kontrollü fire taktiği
TBMM Genel Kurulu'nda yapılan çerçeve yasa oylamasına, aralarında MHP kökenli olduğu bilinen bazı AKP milletvekillerinin katılmaması dikkat çekti. Kulislerde bu durumun 'kontrollü fire' olarak adlandırıldığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiği konuşuluyor. AKP içinden üst düzey bir yetkili, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu, plansız bir hareket değildi. Parti disiplini içinde, ancak tabanın hassasiyetleri göz önünde bulundurularak atılmış bir adımdı" ifadelerini kullandı.
Oylamaya katılmayan vekillerin sayısı tam olarak açıklanmazken, özellikle milliyetçi çizgideki isimlerin Genel Kurul'da bulunmadığı gözlendi. Bu durum, muhalefet partilerinin "AKP içinde rahatsızlık var" yorumlarına neden oldu. Ancak AKP kaynakları, bunun bir rahatsızlık değil, stratejik bir tercih olduğunu vurguladı.
Milliyetçi tabanla bağ kurma çabası
Çerçeve yasa, birçok farklı alandaki düzenlemeyi içeren kapsamlı bir paket olarak biliniyor. Paketteki bazı maddelerin, özellikle milliyetçi kesimlerde endişe yarattığı ve tepki topladığı ifade ediliyor. Bu nedenle AKP yönetiminin, oylama öncesinde milliyetçi tabanın tepkisini ölçmek ve olası bir kırılmayı önlemek amacıyla böyle bir yönteme başvurduğu ileri sürülüyor.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Gülay Göktürk, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "AKP, MHP ile ittifak içinde olmasına rağmen, kendi içindeki milliyetçi kanadı da ihmal etmiyor. Bu tür hamleler, partinin geniş tabanını koruma refleksinden kaynaklanıyor. Özellikle seçim dönemlerinde bu tür stratejik adımlar daha da önem kazanıyor" dedi.
Geçmişte de benzer uygulamaların yaşandığını hatırlatan Göktürk, "AKP, hassas konularda bazı vekillerini oylamaya katılmayarak ya da çekimser kalarak tabana mesaj gönderme yöntemini daha önce de kullandı. Bu, parti içi muhalefeti bastırmanın yanı sıra dışarıya karşı da bir duruş sergileme aracı olarak işlev görüyor" diye konuştu.
Muhalefetin tepkisi
Muhalefet partileri ise bu durumu sert bir dille eleştirdi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yaptığı açıklamada, "AKP, kendi içindeki milliyetçi vekilleri bile ikna edemiyor. Bu, iktidarın zayıflığının göstergesidir. Milletvekilleri, sorumluluklarından kaçıyor" ifadelerini kullandı. İYİ Parti kanadından yapılan açıklamada da "Erdoğan'ın partisinde bile tam destek bulamaması, bu yasanın ne kadar tartışmalı olduğunu gösteriyor" denildi.
HDP cephesinden ise "Bu bir iç hesaplaşmanın dışa yansımasıdır" yorumu yapıldı. Ancak AKP cephesi bu eleştirilere, "Milletvekillerimizin bir kısmı oylamaya sağlık sorunları veya farklı mazeretler nedeniyle katılamadı. Bunu istismar etmek doğru değil" şeklinde cevap verdi.
Yasanın içeriği ve süreç
Çerçeve yasa paketi, ekonomiden güvenliğe, eğitimden tarıma kadar geniş bir yelpazede düzenlemeler içeriyor. Paketin kabul edilmesiyle birlikte birçok kanunda değişiklik yapılması öngörülüyor. Yasanın özellikle kamu çalışanlarını ilgilendiren maddeleri, sendikaların tepkisini çekmişti. Ayrıca bazı sivil toplum örgütleri de paketin anayasa aykırı olduğunu savunmuştu.
Yasa, Meclis'te yapılan maraton görüşmelerin ardından kabul edildi. Oylama sonucunda çerçeve yasanın kabul edildiği açıklandı. Ancak oylamaya katılmayan vekillerin durumu, hem kamuoyunda hem de siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı. Özellikle sosyal medyada 'kontrollü fire' etiketi kısa sürede trend oldu.
AKP içinden bazı isimler, durumun bir 'planlı davranış' olduğunu ancak oylamaya katılmayan vekillerin bundan sonraki süreçte parti yönetimiyle uyum içinde çalışacağını dile getirdi. Parti sözcüsü yaptığı açıklamada, "Disiplin suçu işlenmemiştir. Bu nedenle herhangi bir yaptırım söz konusu değildir. Ancak bundan sonra benzer bir durumun yaşanmaması için gerekli hassasiyet gösterilecektir" dedi.
Bu gelişme, önümüzdeki dönemde AKP ile MHP arasındaki ittifakın geleceği konusunda da farklı yorumlara neden oldu. Bazı analistler, yaşananların ittifakta bir çatlak oluşturabileceğini belirtirken, bazıları da bunun normal bir durum olduğunu ve ittifakın yoluna devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise önümüzdeki günlerde konuya ilişkin açıklama yapması bekleniyor.