DEM Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) aylardır "yasal adım" çağrısı yaptığı açılım sürecinde, hükümet tarafından hazırlanan çerçeve yasa taslağı hafta sonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak. Edinilen bilgilere göre, taslak NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gönderilecek. Ancak Meclis'in temmuz ayında tatile girmesi nedeniyle, yasanın görüşmeleri sonbahar dönemine ertelenecek.
Taslak içeriği ve parti görüşleri
Çerçeve yasa taslağı, açılım sürecinin hukuki altyapısını oluşturmayı hedefliyor. Edinilen bilgilere göre, taslakta dil, kültür ve yerel yönetimlerle ilgili düzenlemeler yer alıyor. DEM Parti ve MHP'nin ortak çağrılarıyla şekillenen metin, Meclis'te tüm partilerin katılımıyla müzakere edilmek üzere hazırlandı. Ancak siyasi kaynaklar, taslağın içeriğine dair partiler arasında henüz tam bir mutabakat sağlanamadığını belirtiyor. MHP lideri Devlet Bahçeli, daha önce yaptığı açıklamada "Türkiye'nin birliği ve beraberliği için yasal adımlar atılmalı" derken, DEM Parti de benzer bir tutum sergileyerek sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurgulamıştı.
Sürecin seyri ve tatile denk gelen takvim
NATO Zirvesi'nin 9-11 Temmuz tarihlerinde yapılacak olması, siyasi takvimi doğrudan etkiledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirve öncesinde taslağı incelemesi ve onaylaması bekleniyor. Zirve sonrası Meclis açıldığında teklif komisyonlara havale edilecek. Ancak Meclis'in çalışma takvimine göre temmuz ayı sonunda tatile girilmesi planlandığı için, yasa teklifinin genel kurul görüşmelerinin eylül-ekim aylarına kalması öngörülüyor. Ana muhalefet partisi CHP ise, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi gerektiğini belirterek, taslağın kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. MHP ve DEM Parti'nin yanı sıra diğer siyasi partiler de sürece dair farklı önceliklere sahip; bazı gruplar taslağın yeterli olmadığını, bazıları ise acele edilmemesi gerektiğini savunuyor. Sosyolog ve siyaset bilimci Dr. Ayşe Yılmaz, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Açılım sürecinin yasal zemine oturtulması, toplumsal barış açısından kritik. Ancak tatile denk gelmesi, sürecin zamana yayılmasına neden oluyor. Bu durum, beklentileri yönetme açısından siyasi aktörler için zorlayıcı olabilir" ifadelerini kullandı.