ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden uluslararası nakliye gemilerine yönelik saldırı kapasitesini azaltmak amacıyla bu ülkedeki onlarca hedefin hassas mühimmatlarla vurulduğunu bildirdi. Operasyon, bölgedeki ticari deniz yolculuğunun güvenliğini sağlamak ve İran’ın deniz ticaretine yönelik tehditlerini bertaraf etmek için gerçekleştirildi. CENTCOM açıklamasında, vurulan hedefler arasında İran Devrim Muhafızları’na ait deniz unsurları ve kıyı bataryalarının bulunduğu belirtildi.
Operasyonun ayrıntıları
ABD ordusu, F-35 savaş uçakları ve insansız hava araçları kullanarak İran’ın güney kıyılarındaki askeri tesisleri hedef aldı. Hassas güdümlü mühimmatlarla gerçekleştirilen saldırılarda, İran’ın deniz mayın döşeme gemileri, hızlı saldırı botları ve kıyı savunma sistemleri imha edildi. Pentagon yetkilileri, operasyonun sivil kayıplara neden olmadığını ve sadece askeri hedeflerin vurulduğunu vurguladı. CENTCOM Komutanı General Michael Kurilla, “Bu saldırılar, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarını caydırmak ve uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak için atılmış ölçülü ve orantılı bir adımdır” dedi.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Operasyon, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme girişimlerine karşı ABD’nin kararlılığını gösterirken, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı “provokasyon” olarak nitelendirerek misilleme yapacaklarını açıkladı. Uzmanlar, bu tür çatışmaların küresel petrol fiyatlarını ve deniz ticaretini etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olduğundan, herhangi bir aksama enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Geçmişte de İran defalarca boğazı kapatmakla tehdit etmiş ancak uygulamaya koymamıştı. ABD’nin bu operasyonu, İran’ın deniz saldırı kapasitesini önemli ölçüde zayıflatırken, Tahran yönetimi üzerinde baskıyı artırıyor. Olay, ABD ile İran arasında son yıllarda yaşanan en ciddi askeri karşılaşmalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bölgedeki dengeleri değiştirmesi beklenen bu hamle, uluslararası toplum tarafından dikkatle izleniyor.