CHP’de "mutlak butlan" sürecinin ardından belirlenen yeni Merkez Yürütme Kurulu (MYK) listesi, parti içinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Listede, özellikle İstanbul İl Kongresi ve kurultay sürecinde yaşanan şaibe iddialarıyla bilinen Cemal Canpolat’ın yer alması dikkat çekti. Canpolat’ın geçmişte Ekrem İmamoğlu için söylediği "Hırsızı savunacak halimiz yok" sözleri, yeni göreviyle birlikte sosyal medyada yeniden gündem oldu.
Kim bu Cemal Canpolat?
Cemal Canpolat, CHP İstanbul İl Başkanlığı döneminde adı sıkça duyulan bir isim. 2022 yılındaki İstanbul İl Kongresi’nde usulsüzlük ve şaibe iddiaları gündeme gelmiş, bu süreçte Canpolat’ın tutumu tartışma konusu olmuştu. Özellikle İmamoğlu’na yönelik sert eleştirileriyle bilinen Canpolat, "Bizim bir hırsızı savunacak halimiz yok" ifadesini kullanarak İmamoğlu’nu hedef almıştı. Bu sözler o dönemde CHP içinde büyük tepki çekmiş ve İmamoğlu’na destek veren partililer tarafından eleştirilmişti.
Yeni MYK’da dengeler değişiyor mu?
Cemal Canpolat’ın MYK’ya girmesi, parti içi dengeleri yeniden şekillendirebilir. Muhalif kanadın güçlendiği yorumları yapılırken, Canpolat’ın İmamoğlu karşıtı tutumunun parti içinde kutuplaşmayı derinleştirebileceği ifade ediliyor. Öte yandan, partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu tercihi, parti içindeki farklı sesleri kapsamaya yönelik bir adım olarak da değerlendiriliyor. Ancak İmamoğlu’na yakın isimlerin listeye alınmaması dikkat çekiyor.
“Mutlak butlan” süreci neydi?
CHP’de yaşanan “mutlak butlan” süreci, parti içi muhalefetin bazı seçimlerin iptalini talep etmesiyle başlamıştı. Özellikle İstanbul İl Kongresi’nin usulsüz olduğu gerekçesiyle yargıya taşınması sonucu, kongre “mutlak butlan” hükmüyle iptal edilmişti. Bu süreçte Canpolat’ın yönetimi de tartışılmış, partide yeniden yapılanma ihtiyacı doğmuştu. Yeni MYK listesi bu sürecin ardından şekillendi.
Değerlendirme
Cemal Canpolat’ın MYK’ya girmesi, CHP’deki mevcut ayrışmaları yeniden su yüzüne çıkarabilir. İmamoğlu’na yönelik sözleriyle hatırlanan bir ismin partinin karar alma mekanizmasında yer alması, yerel seçimler öncesinde parti içi uyumu zorlayabilir. Öte yandan, bu atama Kılıçdaroğlu’nun parti içi tüm kesimlere açılma stratejisinin bir parçası olarak görülebilir. Önümüzdeki dönemde CHP’de bu dengelerin nasıl evrileceği merak konusu.