Gazeteci Cem Küçük, sosyal medya paylaşımları nedeniyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama gerekçesinde, Küçük’ün “algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu” ifade edildi. Karar, basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, gözaltı sürecinin hukuki boyutu merak ediliyor.
Tutuklama Gerekçesi Ne?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Küçük, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. Hakimlik kararında, Küçük’ün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımların “algı yaratacak şekilde” olduğu ve “kamu barışını bozmaya elverişli” bulunduğu belirtildi. Kararda ayrıca, paylaşımların toplumun belirli kesimlerini hedef alarak kutuplaşmayı artırabileceği ve bu nedenle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kaydedildi.
Küçük’ün avukatları, müvekkillerinin ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini savunarak tutuklamaya itiraz edeceklerini açıkladı. Avukatlar, “Müvekkilimizin paylaşımları eleştiri sınırları içindedir. Kamu barışını bozmaya yönelik herhangi bir kastı yoktur” şeklinde konuştu. İtiraz dilekçesinin önümüzdeki günlerde Sulh Ceza Hakimliği’ne sunulması bekleniyor.
Sosyal Medya Paylaşımları İncelendi
Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Cem Küçük’ün özellikle son bir aydaki sosyal medya paylaşımları detaylı şekilde incelendi. Uzman bilirkişi raporuna göre, paylaşımların “toplumun bir kesimini hedef göstererek infial yaratmaya müsait” olduğu değerlendirildi. Raporda, bazı paylaşımların haber değeri taşımaktan ziyade “algı operasyonu” niteliği taşıdığı ifade edildi.
Küçük’ün özellikle gündemdeki terör olayları ve mülteci konularında yaptığı paylaşımların, toplumsal gerilimi artırıcı etkisi olduğu savunuldu. Savcılık, bu paylaşımların “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ancak hakimlik, suçun “kamu barışını bozma” kapsamına girdiğine hükmederek tutuklama kararı verdi.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Cem Küçük’ün tutuklanması, Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Bazı sivil toplum kuruluşları, kararın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savunurken, hükümete yakın çevreler ise yargının bağımsız karar verdiğini vurguladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) yaptığı açıklamada, “Gazetecilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanması kabul edilemez. Basın özgürlüğü demokrasinin temelidir” ifadesini kullandı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Türkiye raporunda da medya üzerindeki baskılara dikkat çekilmişti. Son olarak Uluslararası Af Örgütü, Küçük’ün derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Örgüt, “Türkiye’de gazetecilere yönelik bu tür uygulamalar, ifade özgürlüğünün ciddi şekilde ihlalidir” dedi.
Öte yandan, Cem Küçük’ün daha önce de yargılandığı davalar bulunuyor. 2020 yılında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan yargılanan Küçük, beraat etmişti. Bu davanın tutuklama kararında etkili olup olmadığı ise tartışılıyor.
Toplumda Yansımalar
Küçük’ün tutuklanması, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kısa sürede trending topic olan konuyla ilgili binlerce yorum yapıldı. Bazı kullanıcılar kararı desteklerken, bazıları ise “düşünce suçu” işlendiğini savundu. Özellikle gazeteciler ve akademisyenler, kararın “otoriterleşme” olarak nitelendirdiği sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi.
İstanbul Barosu, tutuklama kararına ilişkin olarak “hukuka aykırılık” gerekçesiyle itirazda bulunacaklarını açıkladı. Baro, “Masumiyet karinesi ve ifade özgürlüğü ilkeleri gözetilerek kararın bozulması gerekir” ifadesini kullandı.
Cem Küçük’ün tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği, yapılacak itirazın ardından netleşecek. Hukuki sürecin uzun sürmesi beklenirken, kamuoyunda bu davanın “basın özgürlüğü” için bir test olacağı yorumları yapılıyor. Küçük’ün avukatlarının, müvekkillerinin tahliyesi için önümüzdeki günlerde yeniden başvuru yapması bekleniyor.