Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), 2024 yılı yaş çay hasat sezonunun birinci sürgün dönemini tamamladı. Kurum, bu dönemde toplam 259 bin ton yaş çay alımı yaparak geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artış kaydetti. Alımlar, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki Rize, Trabzon, Artvin, Giresun ve Ordu gibi illerde faaliyet gösteren üreticilerden gerçekleştirildi.
Sürgün dönemi verileri
ÇAYKUR yetkililerinden alınan bilgiye göre, birinci sürgünde alınan yaş çay miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 oranında arttı. 2023 yılı birinci sürgünde 231 bin ton olan alım, bu yıl 259 bin tona yükseldi. Artışta, uygun hava koşulları ve üreticilerin bakım çalışmalarının etkili olduğu belirtiliyor. Birinci sürgün çayının kalitesi de geçen yıla göre daha yüksek bulundu. Yaş çayın kilogram fiyatı ise bu yıl 19,30 TL olarak belirlenmişti.
Üreticiye katkı ve ödemeler
ÇAYKUR, alımlar karşılığında üreticilere yapılan ödemelerin büyük kısmını tamamladı. Şu ana kadar 5 milyar TL'nin üzerinde ödeme gerçekleştirildi. Kalan ödemelerin ise birkaç hafta içinde yapılması planlanıyor. Kurum, üreticilerin mağdur olmaması için ödeme takvimini aksatmadan sürdürüyor. Ayrıca, ikinci sürgün dönemi için hazırlıklara başlandı. İkinci sürgünün temmuz ayı sonunda başlaması bekleniyor.
Sektörün durumu ve ihracat
Türkiye, dünyanın önemli çay üreticileri arasında yer alıyor. Yıllık yaş çay üretimi 1,5 milyon ton civarında. ÇAYKUR, bu üretimin yaklaşık yüzde 60'ını karşılıyor. Özel sektör fabrikaları da kalan kısmı işliyor. Çay sektörü, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 200 binin üzerinde ailenin geçim kaynağını oluşturuyor. İhracatta ise Türk çayı daha çok yurt içi tüketime yönelik. Ancak son yıllarda Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına yönelik ihracat artıyor. 2023 yılında 15 bin ton kuru çay ihraç edildi.
Değerlendirme
ÇAYKUR'un birinci sürgünde 259 bin ton alım yapması, sektörün canlılığını ve üreticinin motivasyonunu gösteriyor. Ancak çay üreticileri, girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle daha yüksek fiyat talep ediyor. Uzmanlar, devletin çay politikasını sürdürülebilir kılmak için üretici desteklerinin artırılması ve katma değerli ürünlere yönelinmesi gerektiğini vurguluyor. Türk çayının dünya pazarında daha fazla yer alması için standart kalite ve markalaşma çalışmalarına önem verilmeli.