Türkiye, COP31 Başkanlığı kapsamında açıkladığı küresel elektrifikasyon oranının 2035'e kadar yüzde 21'den yüzde 35'e çıkarılması hedefiyle uluslararası enerji ve iklim kuruluşlarının desteğini arkasına aldı. Dünya Ekonomik Forumu, Uluslararası Enerji Ajansı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı gibi kuruluşlar, hedefin küresel iklim hedeflerine ulaşmada kritik bir adım olduğunu belirtti.
Hedefin detayları ve uluslararası yankıları
Türkiye'nin COP31 dönem başkanlığında duyurduğu elektrifikasyon hedefi, ulaşım, sanayi ve konut sektörlerinde fosil yakıt kullanımını azaltmayı öngörüyor. Plan kapsamında elektrikli araç sayısının 10 kat artırılması, demir çelik ve çimento gibi ağır sanayide elektrifikasyon oranının yüzde 15'e yükseltilmesi hedefleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, "Türkiye'nin bu hedefi, gelişmekte olan ülkeler için bir model oluşturabilir" dedi.
Enerji dönüşümünde Türkiye'nin rolü
Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesini son 10 yılda iki katına çıkararak 60 GW'ın üzerine taşıdı. Elektrifikasyon hedefiyle birlikte yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması bekleniyor. Enerji Bakanlığı verilerine göre, 2035'e kadar elektrik tüketiminin yüzde 70'inin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması planlanıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün karbon emisyonlarını yılda 150 milyon ton azaltabileceğini belirtiyor.
Uluslararası kuruluşlar, Türkiye'nin hedefini desteklemek için teknik ve mali iş birliği teklif ediyor. Dünya Bankası, Türkiye'nin elektrifikasyon yatırımları için 5 milyar dolarlık bir fon oluşturmayı değerlendiriyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası da benzer bir destek paketi hazırlıyor.
Enerji uzmanları, elektrifikasyonun küresel iklim kriziyle mücadelede en etkili araçlardan biri olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin bu alandaki liderliğinin, özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleri için ilham verici olduğu ifade ediliyor. Hedefin 2035'te gerçekleşmesi durumunda, küresel karbon emisyonlarında yıllık 200 milyon ton azalma sağlanabileceği tahmin ediliyor.