TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Dünya

Carter mı Obama mı: İran'la Diplomasi Tarihi

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma
Carter mı Obama mı: İran'la Diplomasi Tarihi

Ocak ayının sonu, şubat ayının başında genel kanı “ABD ve İran oturup konuşacak, anlaşacak, savaş çıkmayacak” noktasındayken riskli de olan bir çıkış yapmıştım. Bu çıkış, iki ülke arasındaki diplomatik tarihin yanlış okunduğuna dairdi. O günlerde kimse savaş çıkmayacağından bu kadar eminken, bugün gelinen noktada Tahran ve Washington arasındaki gerilim tırmanıyor. Peki, bu krizin kökeninde hangi başkanın politikaları yatıyor? Jimmy Carter mı, Barack Obama mı?

Carter Dönemi: Diplomasinin Kırılganlığı

1979 İran Devrimi'nden sonra ABD-İran ilişkileri tam bir kriz halini almıştı. Carter yönetimi, Tahran'daki rehine kriziyle baş etmek zorunda kaldı. Carter'ın insan hakları odaklı dış politikası, İran'da Şah'ı deviren devrimci dalgayla çatıştı. Rehinelerin kurtarılması için yapılan başarısız askeri operasyon, Carter'ın diplomatik becerisinin sınırlarını gösterdi. Carter, İran'la doğrudan müzakere etmekten kaçınmadı ancak bu müzakereler bir sonuç vermedi. Öte yandan Carter'ın İran'a yönelik yaptırımları, bugünkü yaptırım rejiminin temelini oluşturdu. Onun döneminde atılan adımlar, ABD'nin İran'ı tecrit etme stratejisini belirledi.

Obama Dönemi: Uzlaşma ve Güvensizlik

Obama ise tamamen farklı bir yol izledi. 2009'da göreve başlar başlamaz İran'a 'uzanmış el' jestini yaptı. Bu jest, Tahran'da şüpheyle karşılandı. Obama, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmayı 2015'te imzaladı. Anlaşma, İran'ın nükleer programını sınırlandırması karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu. Obama'nın bu hamlesi, İran'la ilişkilerde bir dönüm noktasıydı. Ancak bu uzlaşma, ABD'nin İran'daki nüfuzunu artırmaktan ziyade, geçici bir ateşkes sağladı. Anlaşmanın zayıflıkları, Trump döneminde ABD'nin anlaşmadan çekilmesiyle su yüzüne çıktı. Obama'nın diplomasisi, İran'ı Batı'ya yaklaştırmadı; aksine, anlaşma sonrası İran'ın bölgesel faaliyetleri arttı.

Güncel Kriz ve Tarihsel Bağlam

Bugünkü İran-ABD gerilimi, Carter'ın yaptırım ve tecrit politikası ile Obama'nın uzlaşmacı ama nafile çabalarının bir bileşimi gibi. Geçmişin hataları, bugünkü krizin temelini oluşturuyor. Güncel kriz, ABD'nin İran'la doğrudan müzakere etme isteksizliği ve İran'ın da buna tepkisi olarak okunabilir. Tarihsel bağlamda, Carter'ın mirası bugünkü yaptırım rejiminde yaşarken, Obama'nın mirası ise nükleer anlaşmanın çöküşüyle sorgulanıyor. Bu iki dönemin karşılaştırması, ABD-İran ilişkilerinin neden bu kadar çalkantılı olduğunu anlamaya yardımcı oluyor.

Sonuç: Geçmişin Dersleri

ABD-İran ilişkileri, Carter'ın kriz yönetimi ile Obama'nın vizyoner ama eksik uzlaşması arasında gidip geliyor. Bugünkü gerilim, bu iki başkanın politikalarının bir eleştirisi niteliğinde. ABD'nin İran politikası, ne tam tecrit ne de tam uzlaşma üzerine kurulu; her iki strateji de başarısız oldu. Gelecekte kalıcı bir çözüm için, bu tarihsel deneyimlerden ders çıkarmak ve ne Howdy ne de aşırı iyimser olmamak gerekiyor. Gerçekçi ve dengeli bir yaklaşım, ancak iki taraflı fedakarlıkla mümkün.

Etiketler:
ABD-İrandiplomasiCarterObamanükleer anlaşma

İlgili Haberler

ABD'de festival alanında silahlı saldırı: 12 yaralı
Dünya

ABD'de festival alanında silahlı saldırı: 12 yaralı

6 dk önce

Rus Savunması Devrede: 339 İHA Saatler İçinde Durduruldu
Dünya

Rus Savunması Devrede: 339 İHA Saatler İçinde Durduruldu

9 dk önce

ABD'de Festival Alanına Silahlı Saldırı: 12 Yaralı
Dünya

ABD'de Festival Alanına Silahlı Saldırı: 12 Yaralı

27 dk önce

Milyarderler İkinci Vatandaşlık İçin Portekiz'e Yöneliyor
Dünya

Milyarderler İkinci Vatandaşlık İçin Portekiz'e Yöneliyor

40 dk önce