Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, cari işlemler dengesi 2026 yılı Temmuz ayında 36 milyon dolar fazla verdi. Geçen yılın aynı ayında bu rakam 1,8 milyar dolar düzeyindeydi. Yıllıklandırılmış cari açık ise 40,7 milyar dolar olarak açıklandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dış ticaret açığındaki daralmanın cari dengeye olumlu yansıdığını belirtti.
Cari Denge Fazlası Neden Azaldı?
Cari işlemler dengesindeki bu belirgin düşüşün arkasında birkaç temel faktör bulunuyor. Öncelikle, 2025 Temmuz ayında elde edilen 1,8 milyar dolarlık fazla, büyük ölçüde o dönemdeki güçlü hizmet gelirleri ve düşük enerji ithalatından kaynaklanmıştı. 2026 Temmuz ayında ise küresel enerji fiyatlarında görülen kısmi artış ve hizmet ticareti gelirlerindeki yavaşlama, fazlayı 36 milyon dolara kadar geriletti. Ayrıca, yılın ilk yarısında altın ithalatındaki artış da cari açığı genişletici yönde etki yaptı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yaptığı yazılı açıklamada, "Yıllıklandırılmış cari işlemler açığı 40,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakam, milli gelire oranla sürdürülebilir bir noktadadır. Hükümet olarak ihracatı artırmaya ve ithalat bağımlılığını azaltmaya yönelik politikalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Bolat, önümüzdeki dönemde enerji ve altın hariç cari açığın daha da iyileşmesini beklediklerini sözlerine ekledi.
Yıllıklandırılmış Açık 40,7 Milyar Dolar
Yıllıklandırılmış cari işlemler açığı, son 12 aylık verilerin toplamı alınarak hesaplanıyor. Buna göre, Ağustos 2025 – Temmuz 2026 döneminde cari açık 40,7 milyar dolar oldu. Bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 45,2 milyar dolar düzeyindeydi. Yani yıllık açıkta 4,5 milyar dolarlık bir iyileşme söz konusu. Bu iyileşmede, dış ticaret açığındaki daralma ve hizmet gelirlerindeki artış etkili oldu.
Ekonomistler, cari açığın finansman yapısının da önemli olduğunu vurguluyor. Son verilere göre, cari açığın finansmanında doğrudan yatırımlar ve uzun vadeli sermaye girişleri daha fazla pay alırken, kısa vadeli portföy yatırımlarının payı azaldı. Bu da dış kırılganlığın azaldığına işaret ediyor. Ancak, yıllık 40,7 milyar dolarlık açık hâlâ önemli bir dış finansman ihtiyacı anlamına geliyor.
Piyasa Beklentileri ve Gelecek Öngörüleri
Piyasa analistleri, yılın kalan aylarında cari açığın mevsimsel faktörlere bağlı olarak dalgalanabileceğini belirtiyor. Turizm sezonunun sona ermesiyle birlikte hizmet gelirlerinde düşüş bekleniyor. Öte yandan, enerji fiyatlarının seyri ve küresel ticaret hacmi, cari denge üzerindeki belirleyici unsurlar olmaya devam edecek.Hükümetin Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 yılı için öngördüğü cari açık tahmini 42 milyar dolar seviyesindeydi. Temmuz verisi sonrasında bu hedefin altında kalınabileceği değerlendiriliyor. Ancak, jeopolitik riskler ve küresel resesyon endişeleri, önümüzdeki dönemde cari denge üzerinde aşağı yönlü riskler oluşturabilir.
Bakan Bolat'tan Açıklama
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, cari denge verilerine ilişkin olarak, "İhracatımızı her ay rekor seviyelere taşıyoruz. İthalatta ise ara malı ve tüketim malı ithalatını azaltıcı tedbirler alıyoruz. Bu sayede dış ticaret açığımız kapanıyor ve cari açık da kontrol altında tutuluyor" dedi. Bolat, ayrıca hizmet ihracatının önemine dikkat çekerek, turizm, taşımacılık ve yazılım gibi alanlarda yeni destek paketleri hazırladıklarını duyurdu.
Öte yandan, Merkez Bankası'nın para politikası duruşu da cari dengeyi dolaylı olarak etkiliyor. Sıkı para politikası, iç talebi sınırlayarak ithalatı azaltıcı yönde çalışıyor. Ancak, TL'deki değer kaybı ihracatı desteklerken, ithal girdi maliyetlerini artırarak enflasyon üzerinden dolaylı baskı oluşturuyor. Bu denge, önümüzdeki aylarda cari açığın seyrini belirleyecek.
Bağımsız Değerlendirme
Cari işlemler dengesindeki bu sert düşüş, tek başına bir alarm sinyali olarak okunmamalı. Zira 2025 Temmuz ayındaki 1,8 milyar dolarlık fazla, o dönemdeki olağanüstü koşulların (düşük enerji fiyatları, güçlü turizm gelirleri) bir sonucuydu. 2026 Temmuz'undaki 36 milyon dolarlık fazla ise normalleşme sürecinin bir yansıması. Yıllıklandırılmış açığın 40,7 milyar dolara gerilemesi, dış dengede kırılganlığın azaldığını gösteriyor. Ancak, açığın hâlâ yüksek seyretmesi ve finansman ihtiyacı, Türkiye'nin dış şoklara karşı hassasiyetini koruduğuna işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, küresel talep ve jeopolitik gelişmeler cari denge üzerindeki en büyük risk faktörleri olmaya devam edecek.