Yunanistan'ın önde gelen gazetecilerinden ve köşe yazarlarından Yannis Marinos, Yunan basınında yayımlanan analizinde Türkiye'nin askeri, ekonomik ve jeopolitik kapasitesinin göz ardı edilemeyecek bir düzeye ulaştığını ifade etti. Marinos, Atina'nın dış politikasını şekillendirirken Türkiye'nin bölgesel bir güç olduğu gerçeğini kabul etmesi gerektiğini savundu. Yazıda, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme ve ekonomik büyüklüğüyle bölgesel dengeleri değiştirdiği belirtildi.
Türkiye'nin Askeri ve Ekonomik Göstergeleri
Marinos'un analizine göre Türkiye, 2023 itibarıyla 1,1 trilyon doları aşan GSYH'siyle dünyanın en büyük 17. ekonomisi konumunda. Savunma harcamaları 2024'te 20 milyar doları aşan Türkiye, NATO içinde ABD'den sonra en büyük ikinci askeri güce sahip. İnsansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) alanında küresel bir oyuncu haline gelen Türkiye, Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi platformlarıyla 30'dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Ayrıca Türk savunma sanayii, 2023'te 5,5 milyar doları aşan ihracat rakamına ulaştı. Marinos, bu verilerin Türkiye'nin askeri kapasitesinin sadece nicelik değil nitelik olarak da arttığını gösterdiğini yazdı.
Ekonomik açıdan ise Türkiye, genç nüfusu, stratejik konumu ve enerji koridorları üzerindeki kontrolüyle dikkat çekiyor. Marinos, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki doğalgaz arama faaliyetleri ve Libya mutabakatı gibi adımlarla bölgesel enerji denkleminde belirleyici bir aktör olduğunu hatırlattı. Ayrıca Türkiye'nin Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya'ya yönelik açılımları, ekonomik ve diplomatik etki alanını genişletiyor.
Yunanistan İçin Çıkarımlar
Yannis Marinos, yazısında Yunanistan'ın Türkiye'yi rakip olarak görmeye devam etse bile, onun gücünü hafife almanın stratejik bir hata olacağını vurguladı. Atina'nın Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkilerini güçlendirirken, Türkiye ile diyalog kanallarını açık tutması gerektiğini belirtti. Marinos'a göre, Ege ve Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıkların çözümü için diplomatik yollar zorlanmalı; ancak askeri dengeler de gerçekçi biçimde değerlendirilmeli.
Yunan kamuoyunda zaman zaman Türkiye karşıtı söylemlerin öne çıktığını hatırlatan Marinos, bu tür yaklaşımların sorunları çözmek yerine gerilimi artırdığını ifade etti. Türkiye'nin bölgesel gücünün kabul edilmesinin, Yunanistan'ın kendi güvenlik ve ekonomi politikalarını daha sağlam temellere oturtmasına yardımcı olacağını savundu.
Bölgesel Dengeler ve Gelecek
Türkiye'nin askeri ve ekonomik yükselişi, sadece Yunanistan için değil, tüm bölge için önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği destek, Suriye ve Irak'taki operasyonları, Katar'daki üssü ve Somali'deki askeri varlığı, bölgesel güç projeksiyonunun somut göstergeleri. Marinos, bu geniş etki alanının Türkiye'yi vazgeçilmez bir ortak haline getirdiğini, aynı zamanda rekabeti de beraberinde getirdiğini belirtti.
Yunan gazetecinin analizi, Atina'da savunma ve dış politika çevrelerinde yankı uyandırabilir. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler, son yıllarda zaman zaman gerilse de, 2023'teki deprem diplomasisi gibi olumlu adımlar da yaşandı. Marinos, bu tür işbirliği alanlarının artırılmasının her iki ülkenin de yararına olacağını düşünüyor. Ancak Türkiye'nin gücünü kabul etmenin, Yunanistan'ın egemenlik haklarından taviz vermesi anlamına gelmediğini de ekliyor.
Sonuç olarak, Yunan basınında çıkan bu analiz, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak kabul edilmesi gerektiğini gösteriyor. Ekonomik ve askeri verilerle desteklenen bu görüş, Atina'nın dış politikasında daha gerçekçi bir yaklaşım benimsemesine yönelik bir çağrı niteliğinde. Türkiye'nin yükselen profili, sadece Yunanistan için değil, tüm Doğu Akdeniz ve Orta Doğu için yeniden dengelenme anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri, bu gerçeğin nasıl yönetileceğine bağlı olacak.