Ankara'da yaşanan bir boşanma davasında, eşine her akşam canlı konum göndermesi istenen bir kadın ile geçirdiği ameliyatın ardından eşi tarafından “kısır” muamelesi gören bir koca, Yargıtay tarafından eşit kusurlu bulundu. Yerel mahkeme, çiftin karşılıklı kusurlarını değerlendirerek kadına yoksulluk nafakası bağladı.
Davanın Arka Planı
Ankara'da 2015 yılında evlenen çift, 2020 yılında boşanma davası açtı. Kadın, eşinin kendisinden her akşam canlı konum atmasını istediğini, bu durumun kendisini psikolojik olarak baskı altına aldığını iddia etti. Koca ise, eşinin geçirdiği bir ameliyat sonrası kendisini “kısır” olarak nitelendirdiğini ve bu sözlerin onur kırıcı olduğunu belirtti. Yerel mahkeme, her iki tarafın da kusurlu olduğuna hükmetti.
Yargıtay Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayladı. Kararda, kadının eşine canlı konum atma talebinin “kişisel özgürlükleri kısıtlayıcı” bir davranış olduğu, erkeğin ise eşine “kısır” demesinin “ağır hakaret” niteliği taşıdığı vurgulandı. Bu nedenle taraflar eşit kusurlu sayıldı.
Yoksulluk Nafakası
Mahkeme, kadının maddi durumunu göz önünde bulundurarak yoksulluk nafakasına hükmetti. Kararda, kadının çalışmadığı ve kocasının daha yüksek gelirli olduğu belirtildi. Nafaka miktarı, kadının ihtiyaçları ve erkeğin ödeme gücü dikkate alınarak belirlendi.
Hukuki Değerlendirme
Bu karar, evlilik içinde özel alanın sınırlarını ve eşler arasında saygıyı vurgulaması bakımından önemlidir. Uzmanlara göre, canlı konum takibi gibi uygulamalar, evlilikte güven sorununun göstergesi olabilir. Hakaret içeren sözler ise boşanma davalarında sıkça kusur sebebi sayılıyor. Yargıtay, her iki tarafın da kusurlu olduğu durumlarda nafaka takdirinde dikkatli davranılması gerektiğini hatırlatıyor.