Ankara'da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in emniyette verdiği ifade ile ele geçirilen yazışmalar arasında ciddi çelişkiler olduğu ortaya çıktı. Güner, ifadesinde kripto para hesabı bulunmadığını ve mal varlığının başkanlık öncesine dayandığını iddia etti. Ancak soruşturma kapsamında elde edilen dijital veriler, başkanın bazı ihalelere ilişkin usulsüz yönlendirmeler yaptığını ve gizli hesaplar kullandığını gösteriyor.
İfade ile yazışmalar arasındaki çelişkiler
Güner, ifadesinde "Kripto para hesabım yoktur, mal varlığım belediye başkanlığından önce edinilmiştir" dese de, soruşturmacılar tarafından ele geçirilen WhatsApp yazışmalarında Güner'in kripto para transferleriyle ilgili talimatlar verdiği görülüyor. Bir ihale öncesinde yapılan yazışmada, Güner'in bir firmaya "İşin bitince kripto ile hallederiz" dediği belirtiliyor. Ayrıca mal varlığı sorgulamasında, başkanlık döneminde edinildiği tespit edilen gayrimenkullerin olduğu kaydedildi.
İhale sürecindeki usulsüzlükler
Soruşturma kapsamında incelenen ihalelerden biri olan Çankaya Belediyesi'nin park yapım ihalesinde, Güner'in belirlediği bir firmaya öncelik verildiği iddia ediliyor. Yapılan yazışmalarda, Güner'in ihale komisyonu üyelerine "Şu firmayı öne alın, araştırmayı derinleştirmeyin" talimatı verdiği görülüyor. Başka bir ihalede ise, şartnameyi hazırlayan yetkililerin Güner'in talimatıyla bir firmayı işaret ettiği öne sürülüyor.
Gözaltı süreci ve savunma
Hüseyin Can Güner, iki gün süren ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Avukatı, müvekkilinin suçlamaları kabul etmediğini ve tüm işlemlerin yasal olduğunu savundu. Ancak emniyetteki ifadesinde Güner, yazışmalardaki bazı ifadelerin kendisine ait olmadığını, hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti. Savcılık, bu iddiayı ciddiye almadı ve Güner'in tutuklanmasını talep etti.
Siyasi ve hukuki boyut
Çankaya Belediyesi, CHP'li bir belediye olarak biliniyor. Olay, yerel yönetimlerde yolsuzluk iddialarını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, bu tür iddiaların belediyelerin şeffaflık mekanizmalarını gözden geçirmesine neden olabileceğini belirtiyor. Hukuki süreç devam ederken, kamuoyu soruşturmanın sonucunu bekliyor. Bağımsız değerlendirmeler, bu davanın belediye ihalelerinde denetim eksikliğine dikkat çektiğini ve benzer durumların yaşanmaması için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguluyor.