Çanakkale'nin Liman Bayırı mevkii, Cevat Paşa Mahallesi Havantabya 1 Sokak'ta bulunan Çanakkale Eski Merkez Hastanesi (Kale-i Sultaniye Hastahane-i Askeriyye), 1890 yılından bu yana bölgenin tarihine tanıklık ediyor. Ancak yıllardır bakımsız bırakılan yapı, harabe haline gelmiş durumda. Mimarisiyle hâlâ etkileyici görünümünü koruyan askeri hastane, adeta çürümeye terk edilmiş vaziyette. Tarihi yapının acilen restore edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Tarihi yapının mevcut durumu
Osmanlı döneminde inşa edilen hastane, Çanakkale Savaşları sırasında yaralı askerlere ev sahipliği yapmış önemli bir sağlık merkeziydi. Ancak bugün, çatısının büyük bölümü çökmüş, duvarları yosun tutmuş, pencere ve kapıları sökülmüş durumda. Yapının iç kısmında moloz yığınları ve bitki örtüsü nedeniyle ulaşım imkânsız hale gelmiş. Bölge sakinleri, yapının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını ve bir an önce koruma altına alınması gerektiğini belirtiyor.
Yetkililere çağrı
Çanakkale Valiliği ve Kültür Bakanlığı'na seslerini duyurmaya çalışan yerel halk, tarihi hastanenin restore edilerek turizme kazandırılmasını talep ediyor. Uzmanlar, yapının Osmanlı askeri mimarisinin ender örneklerinden biri olduğunu vurguluyor. Şu ana kadar herhangi bir restorasyon çalışması başlatılmamış olması, tarihi mirasın korunması konusundaki duyarsızlığı gözler önüne seriyor. Bu durum, sadece Çanakkale'nin değil, Türkiye'nin ortak tarihi mirasına sahip çıkılmadığını göstermesi açısından eleştiriliyor.
Çözüm önerileri
Konunun uzmanları, tarihi yapının acilen tescil edilmesi, rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması, gerekli ödeneklerin ayrılması gerektiğini ifade ediyor. Benzer örneklerde olduğu gibi, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yapının kurtarılabileceği vurgulanıyor. Çanakkale'nin kültürel turizm potansiyeli düşünüldüğünde, hastanenin restore edilmesi bölgeye hem ekonomik hem de sosyal katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, Çanakkale'deki tarihi askeri hastane, ihmal edilmiş bir kültürel miras örneği olarak karşımızda durmaktadır. Bu yapının kurtarılması, sadece geçmişe saygının değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak somut bir tarih bilincinin de göstergesi olacaktır. Yetkililerin bu konuda acil adım atması beklenmektedir.