Çanakkale Boğazı'nın üzerinde yükselen ve dünyanın en prestijli mühendislik projelerinden biri olan 1915 Çanakkale Köprüsü'nün kalbinde, gökyüzü ile denizin kesiştiği 250 metre yükseklikte ezber bozan bir başarı hikâyesi yazılıyor. Projenin ilk gününden itibaren saha mühendisi olarak görev alan Fatma Kaya, zorlu arazi koşullarına ve yükseklik korkusuna rağmen gösterdiği azimle, hem meslektaşlarına hem de genç kızlara ilham kaynağı oluyor. Türkiye'nin gururu olan bu dev yapının tamamlanmasında emeği geçen Kaya, kadınların mühendislik alanındaki yerini güçlendiren somut bir örnek olarak öne çıkıyor.
İlk Günden Beri Sahada
İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden 2015 yılında dereceyle mezun olan Fatma Kaya, kariyerinin ilk yıllarında çeşitli altyapı projelerinde çalıştı. 1915 Çanakkale Köprüsü projesine katılma fırsatı bulduğunda ise hayatının en büyük macerası başladı. Projenin başlangıcından itibaren saha mühendisi olarak görev alan Kaya, özellikle kulenin inşaat aşamasında üstlendiği kritik görevlerle dikkat çekti. Çelik konstrüksiyon montajı, beton dökümü ve kalite kontrol süreçlerinde aktif rol alan Kaya, her sabah vinçle 250 metre yüksekliğe çıkarak çalışmaları denetliyor.
Fatma Kaya, yükseklik korkusunu nasıl yendiğini şu sözlerle anlatıyor: "İlk başta 250 metre gerçekten ürkütücüydü. Ancak zamanla bu yükseklik benim için bir ofis ortamına dönüştü. Burada her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülmesi gerekiyor. Küçük bir hata telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir. Bu sorumluluk bilinci, korkumu yendi ve işime daha sıkı sarıldım." Kaya'nın bu özverili çalışması, proje yöneticileri tarafından da takdirle karşılanıyor. Proje müdürü Ahmet Yılmaz, "Fatma, ekibimizin en genç mühendislerinden biri olmasına rağmen en deneyimli çalışanlarımızdan daha özverili. Onun gibi genç mühendislerimiz sayesinde bu projeyi zamanında tamamlayabildik" şeklinde konuşuyor.
Kadın Mühendislerin Gücü
1915 Çanakkale Köprüsü, yalnızca mühendislik harikası olmakla kalmıyor; aynı zamanda inşaat sektöründe kadın istihdamının artmasına da öncülük ediyor. Projede Fatma Kaya dışında da çok sayıda kadın mühendis ve tekniker görev alıyor. Proje yönetimi, kadın çalışanların oranının yüzde 15'e ulaştığını ve bu oranın sektör ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu belirtiyor. Bu durum, Türkiye'de mühendislik alanında kadınların giderek daha fazla yer edindiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Kaya, kadın mühendislerin karşılaştığı zorluklara da değiniyor: "Saha şartları her ne kadar zor olsa da kadınların bu işi yapamayacağına dair önyargılar hâlâ mevcut. Ancak biz bu önyargıları başarılarımızla yıkıyoruz. Ben kendimi hiçbir zaman erkek meslektaşlarımdan geride hissetmedim. Önemli olan fiziksel güç değil, mühendislik yeteneği, analitik düşünme ve ekip çalışmasıdır. Bu konuda tüm genç kızlara seslenmek istiyorum: Hayallerinizden vazgeçmeyin, mühendislik hayal değil, çalışarak ulaşılabilir bir hedef."
Bir Eserin Ardındaki Onlarca Eme
18 Mart 2022'de açılışı gerçekleştirilen 1915 Çanakkale Köprüsü, dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü unvanını taşıyor. 2023 metre olan orta açıklığıyla Cumhuriyet'in 100. yılına ithafen tasarlanan köprü, sadece Türkiye için değil, dünya mühendislik tarihi için de bir dönüm noktası. Projede yaklaşık 8 bin kişi çalıştı ve bu devasa yapının tamamlanması için yüzlerce mühendis görev aldı. Fatma Kaya da bu isimlerden sadece biri; ancak onun hikâyesi, azmin ve kararlılığın simgesi haline geldi.
Kaya, köprünün açılışında yaşadığı gururu ise şöyle ifade ediyor: "Açılış günü orada durmak, o kuleyi izlemek tarif edilemez bir duyguydu. İnsanların köprüden geçişini izlerken, 'Ben de bu eserin bir parçasıyım' demek beni çok mutlu etti. Umarım bu proje, genç mühendis adaylarına ilham verir ve daha büyük projelere imza atarlar."
1915 Çanakkale Köprüsü, mühendislik harikası olmanın ötesinde, insan emeğinin ve azminin de bir anıtı olarak tarihteki yerini aldı. Fatma Kaya ve onun gibi yüzlerce isim, bu eserde sadece çelik ve beton değil, aynı zamanda alın teri ve umut bıraktı. Türkiye'nin geleceğe bırakacağı bu eser, kadınların mühendislikteki başarısının da en somut kanıtı olarak yıllarca konuşulacak gibi görünüyor.