Ay-Yıldızlı ekibin üçüncülük elde ettiği unutulmaz turnuvayı hatırlayan 32 yaşındaki milli futbolcu, o dönem maçları camide izlediğini söyledi. Kur'an-ı Kerim okumaya gittikleri camide gol olduğunda sandalyelerin havada uçtuğunu anlatan oyuncu, şimdi aynı başarıyı sahada yaşamak istiyor.
Camiden sahaya uzanan yol
Futbola küçük yaşta başlayan ve altyapıdan yetişen 32 yaşındaki oyuncu, milli takımın üçüncü olduğu turnuvayı unutamıyor. O dönemde mahalledeki camiye Kur'an kursuna gittiğini belirten futbolcu, "Maçlar olduğu zaman camide toplanırdık. Küçük bir televizyon vardı, hepimiz onun etrafında toplanırdık. Gol olduğunda sandalyeler havada uçardı, herkes sevinçten birbirine sarılırdı. O anlar benim için çok özeldi" dedi.
O günlerde hayalini kurduğu Ay-Yıldızlı formayı giymenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden tecrübeli futbolcu, "O maçları izlerken 'Bir gün ben de orada olacağım' derdim. Şimdi o hayal gerçek oldu. Ama işimiz bitmedi. Daha büyük başarılar için çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Milli takım hedefleri büyük
Takımın turnuvadaki performansına da değinen oyuncu, "O turnuvada üçüncü olduk ama biz birincilik için oynuyoruz. İnşallah önümüzdeki turnuvalarda daha iyi bir derece alacağız. Bu takımda çok yetenekli arkadaşlar var, hep birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı.
Genç nesle de tavsiyelerde bulunan milli futbolcu, "Hayallerinizin peşinden koşun. Ben camide maç izlerken bile bugünleri hayal ederdim. Çalışın, inanın ve pes etmeyin. Her şey mümkün" dedi.
Bağlam ve değerlendirme
Türk futbolunda altyapıdan yetişen oyuncuların milli takıma katkısı her geçen gün artıyor. Bu tür hikayeler, gençlerin spora yönelmesinde önemli bir rol oynuyor. Futbolcunun camide başlayan hikayesi, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.