Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı davasında Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karara sert tepki gösterdi. Dernek, kararın istinaf ve temyiz süreçlerinde bozulması ve sanıkların olası kast kapsamında en üst hadden cezalandırılması çağrısında bulundu.
Kararın Hukuki Dayanaktan Yoksun Olduğu Savunuldu
ÇHD, yaptığı yazılı açıklamada, Ezgi Apartmanı davasında mahkemenin verdiği kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve adalet duygusunu zedelediğini belirtti. Dernek, 35 kişinin hayatını kaybettiği bu olayda sanıkların eylemlerinin basit bir ihmal olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Ezgi Apartmanı kararını kabul etmiyoruz. Bu karar, yaşam hakkını korumayan, sorumluları koruyan bir anlayışın ürünüdür" ifadelerine yer verildi.
Dernek, kararın istinaf ve temyiz aşamalarında bozulması gerektiğini, sanıkların olası kast kapsamında en üst hadden cezalandırılması gerektiğini savundu. Olası kast, kişinin eyleminin sonucunu öngörmesine rağmen sonucu kabullenmesi anlamına geliyor. ÇHD, deprem gibi doğal afetlerde binaların yıkılmasının sadece doğal bir sonuç olmadığını, yapısal sorunların ve denetim eksikliklerinin bu felaketleri derinleştirdiğini hatırlattı.
Arka Plan: Ezgi Apartmanı Davası
Ezgi Apartmanı, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan binalardan biriydi. 35 kişinin hayatını kaybettiği apartmanla ilgili dava, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, sanıklar hakkında çeşitli cezalar verdi ancak bu cezalar, depremzede aileleri ve hukuk örgütlerini tatmin etmedi. Karar duruşmasında sanıkların beraat ettiği veya alt sınırdan ceza aldığı öğrenildi.
Deprem davalarında, yapı müteahhitleri, teknik uygulama sorumluları ve denetim görevlileri sıklıkla "bilinçli taksir" veya "taksir" suçlamasıyla yargılanıyor. Ancak birçok hukukçu, özellikle ağır ihmallerin olduğu durumlarda olası kastın gündeme gelmesi gerektiğini belirtiyor. ÇHD de bu görüşü savunarak, sanıkların eylemlerinin sonucu öngörebilecek nitelikte olduğunu ve bu nedenle daha ağır cezalandırılmaları gerektiğini ifade etti.
ÇHD'nin Talepleri ve Hukuki Süreç
Çağdaş Hukukçular Derneği, kararın istinaf ve temyiz süreçlerinde bozulması için girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. Dernek, ayrıca kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Açıklamada, "Depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımızın acısını hafifletmek ve benzer felaketlerin önüne geçmek için adaletin tecellisi şarttır. Bu dava, sadece bir binanın değil, bir sistemin yargılanmasıdır" denildi.
Hukuk uzmanları, deprem davalarında verilen kararların emsal teşkil ettiğini ve bu nedenle Ezgi Apartmanı davasının sonucunun diğer deprem davalarını da etkileyeceğini belirtiyor. ÇHD'nin itirazı, bu anlamda geniş yankı uyandırabilir. Dernek, aynı zamanda deprem yönetmeliklerine uyulmaması, denetim eksikliği ve imar afları gibi konuların da sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Değerlendirme
Ezgi Apartmanı davasında verilen karar, depremzedelerin adalet arayışını bir kez daha gündeme getirdi. ÇHD'nin itirazı, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak istinaf ve temyiz süreçlerinin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor. Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de, yargı kararlarının caydırıcılığı ve toplumsal vicdanı tatmin etmesi büyük önem taşıyor. ÇHD'nin çağrısı, sadece bir davanın değil, aynı zamanda deprem politikalarının ve yapı denetim sisteminin de sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Kamuoyu, bu süreci yakından takip ederek adaletin yerini bulmasını bekliyor.