Son haftalarda Kahramanmaraş, Manisa, Bursa ve İstanbul'da peş peşe meydana gelen okul saldırıları, organize bir suç örgütü olan C31K çetesinin gençleri dijital mecralar üzerinden şiddete yönlendirdiğini ortaya koydu. Saldırılarda öğrencilerin hedef alınması, aileler ve eğitimciler arasında büyük endişe yarattı. Emniyet güçleri, çetenin sosyal medya platformları ve çevrimiçi oyunlar aracılığıyla gençleri tuzağa düşürdüğünü belirledi.
Dijital Tuzak: Gençler Nasıl Hedef Alınıyor?
C31K çetesi, özellikle 13-18 yaş arası gençleri hedef alıyor. Çete üyeleri, popüler sosyal medya uygulamaları ve çevrimiçi oyun platformlarında sahte hesaplar oluşturarak gençlerle iletişime geçiyor. Kendilerini "abi" veya "arkadaş" olarak tanıtan çete üyeleri, gençlere önce maddi destek vaat ediyor, ardından şiddet içeren görevler veriyor. Bu görevler arasında okul arkadaşlarına zarar verme, okul binalarını tahrip etme gibi eylemler yer alıyor. Gençler, kendilerini bir oyunun içinde sanırken gerçek hayatta suç işlemeye itiliyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yetkilileri, çetenin "av" olarak adlandırdığı gençleri belirli kriterlere göre seçtiğini açıkladı. Ailesiyle sorun yaşayan, akademik başarısı düşük veya sosyal ilişkilerinde zayıf olan gençler öncelikli hedef. Çete, bu gençlere önce güven veriyor, sonra onları manipüle ederek şiddet eylemlerine yönlendiriyor.
Okul Saldırılarının Perde Arkası
Kahramanmaraş'ta geçtiğimiz ay bir lisenin bahçesinde meydana gelen bıçaklı saldırıda iki öğrenci yaralanmıştı. Saldırganın, C31K çetesiyle bağlantılı olduğu ve çete tarafından yönlendirildiği tespit edildi. Manisa'da bir ortaokula düzenlenen molotofkokteyli saldırısında ise okul binası büyük hasar gördü. Bursa'da bir lise öğrencisi, çete üyelerinin tehdidi sonucu intihar girişiminde bulundu. İstanbul'da ise bir grup öğrenci, çete tarafından okul çıkışında darp edildi. Bu olayların ortak noktası, saldırganların çete tarafından yönlendirilmiş olması ve mağdurların çete tarafından hedef seçilmesi.
Emniyet kaynaklarına göre, C31K çetesi son bir yılda Türkiye genelinde en az 15 okul saldırısına karıştı. Çetenin lideri olduğu iddia edilen şahıs, yurt dışında olduğu ve sosyal medya üzerinden eylemleri koordine ettiği belirtiliyor. Örgütün, uyuşturucu ticareti ve silah kaçakçılığı gibi suçlardan da sorumlu olduğu öne sürülüyor.
Uzmanlardan Ailelere ve Okullara Uyarılar
Psikolog Dr. Ayşe Yılmaz, gençlerin dijital platformlarda maruz kaldığı manipülasyonun ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, "Çeteler, gençlerin aidiyet duygusunu ve özgüven eksikliğini kullanıyor. Aileler, çocuklarının çevrimiçi arkadaşlıklarını mutlaka takip etmeli. Okullar ise siber zorbalık ve dijital güvenlik konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmalı" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı. Bakanlık, her okula güvenlik kamerası yerleştirilmesi ve rehber öğretmenlerin dijital bağımlılık konusunda eğitilmesi için çalışma başlattı.
Emniyet Genel Müdürlüğü, C31K çetesiyle mücadelede özel bir ekip kurdu. Ekipler, çetenin dijital ağlarını çökertmek için 7/24 çalışıyor. Son operasyonlarda çete üyesi olduğu iddia edilen 12 kişi gözaltına alındı. Ancak uzmanlar, asıl mücadelenin gençleri bu tuzaklardan korumak olduğunu vurguluyor.
Toplumsal Sorumluluk ve Çözüm Önerileri
Okul saldırıları, sadece güvenlik güçlerinin değil, tüm toplumun sorumluluğunda. Ailelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesi, okulların dijital okuryazarlık dersleri vermesi ve sosyal medya platformlarının yaş doğrulaması yapması gerekiyor. Ayrıca, gençlerin boş zamanlarını değerlendirebileceği spor, sanat ve kültür etkinliklerinin artırılması, onları çetelerin hedefi olmaktan kurtarabilir. Unutulmamalıdır ki, dijital inlerde kurulan tuzaklar, gençlerin hayatını karartmadan önce fark edilmeli ve önlenmeli.