FETÖ'nün darbe girişiminin ardından en kritik delillerden biri haline gelen ByLock uygulaması, örgütün iç işleyişine dair çarpıcı bilgiler sunmaya devam ediyor. Emniyet birimlerinin yaptığı detaylı analizler, ByLock kullanıcılarına atanan ID numaralarının rastgele değil, örgüt içindeki hiyerarşik pozisyona göre belirlendiğini ortaya koydu. Bu bulgu, FETÖ'nün yapılanmasını anlamada yeni bir pencere aralarken, örgütün "prens" olarak nitelendirilen üst düzey yöneticilerinin kimliklerinin tespitine de olanak sağlıyor.
ID Sıralaması Nasıl İşliyor?
Uzmanlara göre ByLock ID numaraları, kullanıcının örgüte katılım tarihi, sorumluluk alanı ve hiyerarşik konumuna göre belirlenmiş bir sistemle oluşturuluyor. Örneğin, düşük numaralı ID'ler (1-1000 arası) örgütün kurucu ve yönetici kadrosuna aitken, yüksek numaralı ID'ler daha alt kademedeki üyeleri işaret ediyor. Ayrıca, ID numaralarındaki belirli blokların belirli bölgelerden sorumlu "bölge imamlarına" tahsis edildiği belirlendi. Bu sistem sayesinde örgüt, üyelerinin kimliklerini gizlerken bir yandan da hiyerarşiyi koruyor.
ByLock Kullanımı ve Çözülen Şifreler
Darbe girişiminin ardından ByLock verilerinin çözülmesiyle binlerce FETÖ üyesi tespit edilmişti. Ancak yeni analizler, yalnızca kullanıcıların kimliklerini değil, aynı zamanda örgüt içindeki konumlarını da ortaya çıkardı. Özellikle ID numaraları 1000'in altında olan kullanıcıların, örgütün kritik karar alma mekanizmalarında yer aldığı ve darbe girişiminin planlanmasında aktif rol oynadığı anlaşıldı. Bu kişiler arasında eski asker, polis ve kamu görevlilerinin yanı sıra sivil imamlar da bulunuyor.
Emniyet Raporları ve Adli Süreç
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporlarda, ByLock ID numaralarının örgütün hiyerarşik yapısını çözmek için bir anahtar olduğu vurgulanıyor. Raporda, ID numaralarının sıralı bir şekilde dağıtılmadığı, aksine belirli bir mantıkla belirlendiği ve bu mantığın çözülmesiyle örgütün üst düzey yöneticilerine ulaşıldığı ifade ediliyor. Adli makamlar da bu bulgular doğrultusunda, ByLock ID'si düşük olan sanıklara daha ağır cezalar talep ediyor.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in doğrudan bağlantılı olduğu iddia edilen bazı ID'ler ise henüz tam olarak çözülemedi. Ancak uzmanlar, bu ID'lerin örgütün en tepesindeki "prensler" olarak adlandırılan isimlere ait olduğunu düşünüyor. Bu kişilerin, Gülen'in talimatlarını ByLock üzerinden aldığı ve örgütün finansal akışını yönettiği belirtiliyor.
ByLock'un Teknik Altyapısı
ByLock, normalde bir IP telefon uygulaması olarak tasarlanmış olsa da FETÖ tarafından şifreli haberleşme için kullanılıyordu. Uygulama, merkezi bir sunucu üzerinden çalışıyor ve tüm mesajlar uçtan uca şifreleniyor. Ancak darbe girişiminin ardından sunuculara el konulmasıyla binlerce kullanıcının verisine ulaşıldı. İlginç bir şekilde, ID numaralarının yanı sıra kullanıcı profillerinde yer alan takma adların da örgüt içi kodlamalara tabi tutulduğu görüldü.
Değerlendirme
ByLock ID analizi, FETÖ'nün yalnızca bir terör örgütü olmadığını, aynı zamanda oldukça organize ve hiyerarşik bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu tür teknik tespitler, örgütün çökertilmesinde kritik rol oynuyor. Ancak ByLock'un kullanılmaya başlandığı dönemde gerekli önlemlerin alınmamış olması, akıllarda soru işareti bırakıyor. Yine de emniyet birimlerinin ısrarlı çalışmaları sayesinde örgütün şifreli iletişim ağının deşifre edilmesi, benzer yapılanmalara karşı da önemli bir ders niteliğinde.