Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Aliye Zorlu, hobi olarak başladığı su kabağı işlemeciliğini adeta bir işletmeye dönüştürdü. 62 yaşındaki Zorlu, kendi yetiştirdiği su kabaklarını ve çöpten topladığı atık malzemeleri kullanarak yaptığı dekoratif ürünlerle hem evleri süslüyor hem de ciddi bir gelir elde ediyor. Çöpe atılmış bir örtünün oyasını bile değerlendirerek kolyeye dönüştüren Zorlu'nun el emeği ürünleri, görenlerin büyük beğenisini topluyor ve satın almak için adeta birbirleriyle yarışıyorlar.
Kendine Özgü Tasarımlar
Aliye Zorlu'nun atölyesi, su kabaklarından yapılan lambalar, abajurlar, vazolar, süs eşyaları ve takılarla dolu. Geleneksel el sanatlarına olan ilgisini emeklilik sonrası daha da geliştiren Zorlu, her bir ürününde doğal ve geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıyor. Özellikle su kabağı üzerine yaptığı oyma ve boyama işlemleri, ona özgü bir sanat anlayışı ortaya koyuyor. Zorlu, "Bu işe 10 yıl önce hobi olarak başladım. İlk başta sadece kendi evim için yapıyordum. Sonra komşularım ve arkadaşlarım beğenmeye başlayınca siparişler geldi. Şimdi hem huzur buluyorum hem de aile bütçesine katkı sağlıyorum. Bu, bana iyi geliyor" diye konuşuyor.
Atıklardan Sanata
Zorlu'nun atık malzemelere bakışı oldukça farklı. Ona göre her atık, yaratıcılıkla birleştiğinde sanat eserine dönüşebilir. Çöpe atılan bir örtünün oyasından kolye, eski bir gazoz kapağından broş, kırık bir vazodan çiçeklik yapabilen Zorlu, "Çevremdeki her şey bana ilham veriyor. Belediyenin atık toplama merkezlerine gidiyorum, oradan kumaş parçaları, ahşap, metal gibi malzemeler topluyorum. Bunları yıkayıp dezenfekte ediyorum ve dönüştürüyorum. Bu hem çevreye faydalı hem de çok ekonomik" ifadelerini kullanıyor.
Hobisini Kazanca Dönüştürdü
Emekli maaşının yanı sıra el emeği ürünlerinden ayda ortalama 2.000 ila 3.000 lira ek gelir elde eden Aliye Zorlu, bu işin kendisini psikolojik olarak da rahatlattığını belirtiyor. Öğretmenlik yıllarındaki öğrencilerinin bazılarının da kendisinden sipariş verdiğini aktaran Zorlu, "Öğrencilerimle hâlâ iletişim halindeyim. Birçoğu internetten ürünlerimi bulup sipariş veriyor. Bu, beni çok mutlu ediyor. Onların da benim gibi el sanatlarına ilgi duyması güzel" dedi.
Orhaneli'nin doğal güzellikleri ve sakin yaşamı, Zorlu'nun atölyesine ilham veren en önemli etkenlerden. Bölgede bol miktarda yetişen su kabakları, Zorlu'nun ana malzemesini oluşturuyor. Su kabağını kurutup işlemek günler alıyor, bu da Zorlu'nun işine gösterdiği sabrı ve özeni ortaya koyuyor. Atölyesinde her ürünün üretimi, tasarımdan boyama aşamasına kadar büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor.
El Emeklerinin Değeri Biliniyor
Aliye Zorlu'nun eserleri, yalnızca Orhaneli'de değil, internet üzerinden Türkiye'nin dört bir yanına satılıyor. Özellikle el yapımı su kabağı lambaları, ev dekorasyonuna doğal bir dokunuş arayanların gözdesi haline gelmiş durumda. Müşterilerinin genellikle doğal ve organik ürünlere önem veren kişiler olduğunu söyleyen Zorlu, "Bu işin güzel yanı, her ürünün birbirinden farklı olması. Doğal olduğu için her biri kendine özgü bir renk ve dokuya sahip. İnsanlar da bu farklılığı seviyor" şeklinde konuştu.
Zorlu'nun başarısı, sadece kendi evinde değil, Orhaneli'nin tanıtımına da katkı sağlıyor. İlçe halkı, Zorlu'nun eserlerinin ilçeye gelen turistlerin ilgisini çektiğini ve el sanatlarına olan talebin arttığını belirtiyor. Yerel yönetimlerin de bu tür girişimleri desteklemesi, kadın istihdamına ve bölgesel kalkınmaya olumlu yansıyor.
Yaşamı boyunca eğitime adanmış bir öğretmen olarak, Aliye Zorlu şimdi de yeni nesillere el sanatlarının değerini öğretmek için düşünceler geliştiriyor. İlerleyen süreçte Orhaneli'de bir kurs açmayı ve gençlere su kabağı işlemeciliğini öğretmeyi hayal eden Zorlu, "El sanatları kültürümüzün önemli bir parçası. Bu bilgilerin yeni nesillere aktarılması gerekiyor. Ben de elimden geldiğince bu konuda katkı sağlamak istiyorum" dedi.
Sonuç
Aliye Zorlu'nun hikayesi, emeklilik yıllarının bir insanı hem maddi hem manevi anlamda zenginleştirebileceğinin canlı bir göstergesi. Atık ve doğal malzemeleri sanat eserine dönüştürerek hem çevreye duyarlılığını ortaya koyan hem de üretkenliğini sürdüren Zorlu, her yaşta yeni beceriler kazanılabileceğinin ve hobilerin gelir kapısına dönüşebileceğinin en güzel örneklerinden. Onun azmi, yaratıcılığı ve çevresine karşı duyarlılığı, kuşkusuz pek çok kişiye ilham verecek bir niteliğe sahip.