Rize'de 25 haftadır Burger King önünde Gazze için boykot nöbeti düzenleyen aktivistler, dönüş yolunda saldırıya uğradı. Nöbeti organize eden Sumud Filosu aktivisti Abdüssamet Turan ile öğretmen Adem Pınar, kendilerini takip eden 20-25 kişilik bir grup tarafından minibüse zorla bindirilmek istendi. Olayın ardından açıklama yapan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in danışmanı ve eski milletvekili Mehmet Kılıçarslan, saldırıyı kınayarak "Boykot ediyorlar diye infaz mı edeceksiniz?" dedi.
Olay Nasıl Gelişti?
Edinilen bilgilere göre, Rize'de haftalardır süren Gazze'ye destek ve Burger King'e yönelik boykot nöbeti, 25. haftasında da devam etti. Nöbetin sona ermesinin ardından evlerine dönmek üzere yola çıkan Abdüssamet Turan ve Adem Pınar, bir süre yaya olarak yürüdükten sonra kendilerini takip eden kalabalık bir grubun hedefi oldu. İddiaya göre, sayıları 20 ila 25 arasında değişen bir grup, iki aktivistin önünü kesti ve onları zorla bir minibüse bindirmeye çalıştı.
Çevredeki esnafın müdahalesiyle tansiyon düştü ve aktivistler saldırıdan yara almadan kurtuldu. Olay yerine gelen güvenlik güçleri, saldırı girişiminde bulunan grubu uzaklaştırdı. Aktivistler, saldırının boykot nöbeti nedeniyle gerçekleştiğini öne sürerek suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Kılıçarslan'dan Çarpıcı Açıklama
Olayın duyulmasının ardından birçok siasi isim ve sivil toplum kuruluşu saldırıyı kınadı. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in danışmanı ve eski milletvekili Mehmet Kılıçarslan, yaptığı yazılı açıklamada saldırıyı sert bir dille eleştirdi. Kılıçarslan, "Rize'de 25 haftadır sürdürülen onurlu Gazze nöbetine yapılan saldırıyı lanetliyorum. Boykot ediyorlar diye infaz mı edeceksiniz? Bu zihniyet, demokrasiye ve ifade özgürlüğüne doğrudan bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.
Kılıçarslan, saldırıyı gerçekleştirenlerin bir an önce tespit edilerek adalet önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, iktidarın ve yerel yönetimlerin bu tür saldırılara karşı sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. "Gazze'deki soykırıma karşı çıkmak vicdani bir görevdir. Bu vicdani görevi yerine getirenlere saldırmak, asıl failin yanında saf tutmaktır" dedi.
Boykot Nöbeti ve Sumud Filosu
Sumud Filosu, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına dikkat çekmek ve uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla kurulan bir sivil inisiyatif. Filosunun Türkiye ayağında yer alan aktivistler, çeşitli şehirlerde boykot nöbetleri düzenliyor. Rize'deki nöbet, kentin en işlek caddelerinden birinde bulunan Burger King şubesinin önünde 25 haftadır aralıksız sürdürülüyor.
Nöbete katılanlar, İsrail ile ticari bağlantısı olan markaları protesto ederek, Gazze'deki insani krize dikkat çekmeyi hedefliyor. Aktivistler, taleplerinin barışçıl olduğunu ve hiçbir provokasyona karşılık vermeyeceklerini belirtiyor. Ancak son saldırı girişimi, nöbetin güvenliği konusunda endişeleri artırmış durumda.
Saldırılar ve Gözaltılar
Olayın ardından Rize Emniyet Müdürlüğü, saldırıya karıştığı iddia edilen kişilerin yakalanması için çalışma başlattı. Güvenlik kameralarını inceleyen polis, şüphelilerin kimliklerini tespit etmeye çalışıyor. Öte yandan, aktivistlerin avukatları, saldırı girişiminin faili meçhul kalması durumunda konuyu uluslararası platformlara taşıyacaklarını açıkladı.
Gazze'ye destek amacıyla düzenlenen boykot eylemleri Türkiye'nin birçok şehrinde devam ediyor. Ancak zaman zaman eylemcilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırılar da yaşanıyor. Uzmanlar, bu tür saldırıların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve ifade özgürlüğünü zedelediğini belirtiyor.
Kamuoyu ve Siyasi Tepkiler
Rize'deki saldırı, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Birçok kullanıcı, saldırıyı kınayan mesajlar paylaşarak aktivistlere destek verdi. Siyasi partilerden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak bazı muhalefet milletvekilleri, olayı yakından takip ettiklerini ve saldırganların cezalandırılması için girişimde bulunacaklarını ifade etti.
Öte yandan, iktidar kanadından yapılan açıklamalarda, olayın araştırıldığı ve provokasyonlara izin verilmeyeceği belirtildi. Ancak Kılıçarslan gibi isimler, açıklamaların yetersiz olduğunu savunarak daha somut adımlar beklediklerini dile getiriyor.
Rize'de yaşanan bu saldırı girişimi, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplumsal barış açısından önemli bir sınav olarak öne çıkıyor. Gazze'deki insanlık dramına dikkat çekmek isteyen aktivistlerin barışçıl eylemlerinin hedef alınması, demokratik kamuoyunda endişeyle karşılanıyor. Olayın faillerinin bulunup yargı önüne çıkarılması, hem eylemcilerin güvenliği hem de ülkedeki demokratik iklimin korunması açısından kritik bir önem taşıyor.