İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe, tutukluluk sürecinde dayısının vefat haberini aldı. Cenaze törenine katılamayan Gökçe, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yaşadığı acıyı ve cezaevi kurallarına isyanını dile getirdi. "Cenazene bile katılmama izin vermeyen kurallar, kısıtlar içinde çekiyorum çilemi. Dayı birinci derece yakın değilmiş! En birinci dereceden, yüreğimi yakan bu yakınlığın, sevgimin şefkatinin, yüreğimdeki yeri ne olacak?" ifadelerini kullanan Gökçe, yaşadığı çaresizliği kamuoyuyla paylaştı.
Buğra Gökçe kimdir?
Buğra Gökçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan İstanbul Planlama Ajansı'nın başkanı olarak görev yapıyordu. Şehir planlaması, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma projeleriyle tanınan Gökçe, aynı zamanda akademik kariyere sahip bir isim. Ancak bir süre önce tutuklanarak cezaevine konuldu. Tutukluluk gerekçesi henüz netlik kazanmamış olsa da, siyasi çevrelerde tartışmalara yol açtı. Gökçe'nin tutukluluğu, özellikle muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirilmişti.
Dayısının vefatı ve sosyal medya paylaşımı
Gökçe'nin dayısı, kısa süre önce hayatını kaybetti. Cenaze töreni aile ve yakınlarının katılımıyla gerçekleşti. Ancak tutuklu bulunan Gökçe, cezaevi yönetimine yaptığı başvuruya rağmen cenazeye katılamadı. Ceza infaz kurumlarındaki düzenlemelere göre, hükümlü ve tutukluların birinci derece yakınlarının cenazelerine katılmalarına izin verilebiliyor. Dayı ise birinci derece yakın olarak kabul edilmiyor. Bu nedenle Gökçe'nin talebi reddedildi. Gökçe, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu duruma tepki gösterdi: "Cenazene bile katılmama izin vermeyen kurallar, kısıtlar içinde çekiyorum çilemi. Dayı birinci derece yakın değilmiş! En birinci dereceden, yüreğimi yakan bu yakınlığın, sevgimin şefkatinin, yüreğimdeki yeri ne olacak?"
Paylaşımın devamında Gökçe, dayısıyla olan anılarına ve aile bağlarına vurgu yaparak, yaşadığı acının tarifsiz olduğunu belirtti. Sosyal medyada kısa sürede geniş yankı bulan paylaşım, birçok kullanıcı tarafından dayanışma mesajlarıyla karşılandı. Bazı kullanıcılar, cezaevi kurallarının insani duyguları göz ardı ettiğini savunarak tepki gösterdi.
Cezaevi kuralları ve insan hakları tartışması
Türkiye'de ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin cenaze izinleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a göre düzenleniyor. İlgili maddelerde, tutukluların eş, çocuk, anne, baba ve kardeş gibi birinci derece yakınlarının cenazelerine katılmalarına izin verilebileceği belirtiliyor. Dayı, hala, amca gibi ikinci derece yakınlar ise bu kapsamda değerlendirilmiyor. Ancak insan hakları savunucuları, bu tür katı kuralların mahkumların psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini ve aile bağlarını zedelediğini dile getiriyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, bazı ülkelerde cenaze izinlerinin genişletildiği biliniyor. Türkiye'de ise zaman zaman bu yönde iyileştirmeler gündeme gelse de, uygulamada katılık devam ediyor.
Siyasi yansımalar ve destek mesajları
Buğra Gökçe'nin yaşadığı bu acı olay, siyasi çevrelerde de yankı buldu. Muhalefet partileri, Gökçe'ye geçmiş olsun mesajı yayınlarken, cezaevi koşullarının insani olmadığını vurguladı. Bazı milletvekilleri, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. İktidar kanadından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Gökçe'nin tutukluluğu sürecinde avukatları, müvekkillerinin sağlık durumunun iyi olmadığını ve tahliye taleplerinin reddedildiğini belirtmişti. Bu olay, cezaevlerindeki insan hakları ihlalleri tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gökçe'nin paylaşımı, sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı ve birçok ünlü isim de destek verdi. Oyuncular, sanatçılar ve akademisyenler, Gökçe'nin acısını paylaştı. Bazı kullanıcılar, "Adalet duygusu bu kadar mı zayıf?" diyerek tepki gösterdi. Öte yandan, cezaevi yönetiminin kararının yasalara uygun olduğunu savunanlar da azımsanmayacak sayıda.
İPA ve Buğra Gökçe'nin çalışmaları
Buğra Gökçe, İstanbul Planlama Ajansı'nın başkanı olarak kent vizyonu, deprem dirençliliği, iklim değişikliği ve sosyal adalet konularında önemli projelere imza attı. Özellikle İstanbul'un deprem riski ve kentsel dönüşüm stratejileri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Tutuklanması, bu projelerin akamete uğrayabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Ajans çalışanları, Gökçe'nin yokluğunda görevlerine devam ediyor ancak motivasyon kaybı yaşadıkları belirtiliyor.
Buğra Gökçe'nin yaşadığı acı, sadece bir aile ferdinin kaybı değil, aynı zamanda cezaevi sisteminin insani boyutunun sorgulanmasına neden oldu. Bir yanda yas tutan bir insan, diğer yanda katı kurallar var. Gökçe'nin sözleri, "Dayı birinci derece yakın değilmiş!" ifadesiyle, mevzuatın duygusal gerçeklikle çatışmasını gözler önüne seriyor. Bu olay, ceza infaz sisteminde revizyon ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi. Önümüzdeki günlerde konunun Meclis'te ve kamuoyunda daha fazla tartışılması bekleniyor. Adalet ve merhamet dengesinin nasıl kurulacağı ise hâlâ belirsizliğini koruyor.