Macaristan Başbakanı Peter Magyar, Ukrayna'daki Macar azınlığın haklarının genişletilmesine yönelik Kiev ile bir mutabakata vardıklarını duyurdu. Magyar, Ukrayna'nın bu konudaki taahhütlerini yerine getirmesi durumunda, ülkesinin Avrupa Birliği (AB) katılım müzakerelerinin ilk fasıl kümesinin açılmasını destekleyeceğini belirtti. Bu gelişme, uzun süredir Ukrayna'nın AB üyelik sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Macaristan'ın tutumunda önemli bir yumuşamaya işaret ediyor.
Macar azınlık hakları ve AB sürecine etkisi
Ukrayna'da yaklaşık 150 bin kişilik Macar nüfus, özellikle eğitim ve dil kullanımı konularında çeşitli hak taleplerinde bulunuyordu. Budapeşte, Kiev'in bu hakları kısıtlayan yasaları nedeniyle Ukrayna'nın AB ve NATO entegrasyonuna defalarca veto tehdidinde bulunmuştu. Magyar'ın açıklaması, iki ülke arasında yürütülen diplomasi trafiğinin ardından geldi. Anlaşma kapsamında Ukrayna'nın, Macar azınlığa ana dilde eğitim ve kültürel faaliyetler konusunda daha fazla özgürlük tanıyacağı ifade ediliyor.
Gerilimden iş birliğine dönüşen ilişkiler
Ukrayna ve Macaristan arasında son yıllarda gerginlikler yaşanmış, 2017'de kabul edilen eğitim yasası Macar azınlığın haklarını kısıtladığı gerekçesiyle Budapeşte'nin tepkisini çekmişti. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı ise iki ülkeyi ortak bir düşmana karşı birleştirirken, Macaristan yine de Macar azınlık konusundaki hassasiyetini korudu. Ancak son anlaşma, Kiev'in Brüksel yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. AB, Ukrayna'ya aday ülke statüsü vermiş ancak müzakerelerin başlaması için çeşitli reformlar talep etmişti. Macaristan'ın yeşil ışığı, bu reformlar arasında sayılan azınlık haklarının güvence altına alınmasına katkı sağlayacak.
Avrupa Birliği'nin genişleme perspektifi
AB, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasının ardından doğu kanadına yönelik genişleme politikasını hızlandırmıştı. Ukrayna, Moldova ve Gürcistan'ın aday ülke statüsü alması bunun bir göstergesiydi. Ancak Macaristan, savaş boyunca Rusya'ya yaptırım konusunda isteksiz tavrı ve Ukrayna'ya askeri yardımı geciktirmesiyle dikkat çekmişti. Bu nedenle Budapeşte'nin Ukrayna'nın AB sürecine destek vermesi, blok içinde birliğin sağlanması açısından kritik öneme sahip.
Magyar'ın açıklaması, aynı zamanda Avrupa Konseyi'nin Ukrayna için belirlediği yedi reform alanından biri olan azınlık haklarına ilişkin somut bir ilerleme olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, Kiev'in bu taahhütleri bir an önce hayata geçirmesinin, müzakerelerin resmen başlamasını hızlandırabileceğini belirtiyor. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Macar azınlığın haklarının güvence altına alınacağını ve bu yöndeki çalışmaların devam ettiğini duyurdu.
Bu anlaşma, hem Ukrayna'nın AB üyelik sürecine hem de bölgedeki etnik azınlık ilişkilerine olumlu yansıyacak bir adım olarak görülüyor. Macaristan'ın tutum değişikliği, savaşın gölgesinde birleşen Avrupa'nın, genişleme yoluyla daha da güçlenebileceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor. Ancak taahhütlerin uygulanmasının takibi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için belirleyici olacak. AB yetkilileri, reformların somut sonuçlarını gözlemlemek üzere Kiev ile temaslarını sürdürüyor. Önümüzdeki aylarda yapılacak zirvelerde, Ukrayna'nın kaydettiği ilerlemenin değerlendirilmesi bekleniyor.