Borsa İstanbul, yılın ilk yarısını yüzde 25,4 yükselişle kapatırken, sektör bazlı getirilerde dikkat çeken farklılıklar oluştu. Yılbaşından bu yana takip edilen 23 alt sektör endeksinden bazıları yatırımcısına yüzde 400'ün üzerinde getiri sağlarken, bazıları ise sınırlı kazançla yetindi. En çok kazandıran alt sektör, yüzde 411,9'luk artışla bir teknoloji alt sektörü olurken, en az kazandıran sektör ise yüzde 2,1 ile sınırlı kaldı.
En çok kazandıran sektörler
Borsa İstanbul'da yılın ilk yarısında en yüksek getiriyi sağlayan alt sektör endeksi, yüzde 411,9 ile bilişim ve teknoloji alt sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 187,3 ile savunma sanayi, yüzde 152,4 ile enerji, yüzde 138,2 ile havacılık ve yüzde 124,1 ile sağlık sektörü izledi. Özellikle savunma ve havacılık sektörlerindeki yükseliş, jeopolitik gelişmeler ve artan savunma harcamalarıyla ilişkilendiriliyor.
En çok kaybettiren sektörler
Öte yandan, bazı sektörler endeksin gerisinde kaldı. En düşük getiriyi sağlayan alt sektör, yüzde 2,1 ile gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO) oldu. GYO'ları yüzde 5,3 ile finansal kiralama ve faktoring, yüzde 12,8 ile gıda ve içecek, yüzde 15,4 ile bankacılık ve yüzde 18,6 ile inşaat sektörü takip etti. Bankacılık sektörünün düşük performansı, düşük faiz ortamına rağmen beklenen kredi büyümesinin gerçekleşmemesine bağlanıyor.
Dört ana sektör endeksi olan sanayi, hizmetler, mali ve teknolojinin tamamı ilk yarıyı artıda kapattı. Sanayi endeksi yüzde 37, hizmetler endeksi yüzde 48, mali endeks yüzde 19, teknoloji endeksi ise yüzde 182 yükseldi. Bu veriler, teknoloji odaklı yatırımların hala en yüksek getiriyi sağladığını gösteriyor.
Yılın ikinci yarısında ise piyasa beklentileri, enflasyonla mücadele ve faiz indirimi takvimi etrafında şekillenecek. Özellikle bankacılık ve inşaat gibi faize duyarlı sektörlerin, olası faiz indirimlerinden olumlu etkilenmesi bekleniyor. Ancak küresel risk iştahı ve jeopolitik gelişmeler de borsanın yönünü belirleyecek ana faktörler arasında.
İlk yarı performansı, yatırımcıların portföy çeşitlendirmesi açısından önemli ipuçları sunuyor. Uzmanlar, ikinci yarıda da sektör bazlı ayrışmaların devam edebileceğini, bu nedenle temel analiz ve sektör dinamiklerinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.