Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki İnsan Hakları Özel Raportörleri, Türkiye’de çevre mücadelesi veren iki aktivistin yaşadığı hukuki sıkıntılar nedeniyle Ankara’ya resmi bir uyarı mektubu gönderdi. Akbelen Ormanı’nı korumak için mücadele eden Esra Işık’ın tutuklanması ve Marmaris’teki rant projelerine karşı çıkan Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) sözcüsü Halime Şaman’ın engelli aylığının kesilmesi, BM raportörlerinin harekete geçmesine yol açtı. Mektup, nisan ayında Türkiye’nin BM nezdindeki temsilciliğine iletildi ve hükümetten yanıt bekleniyor.
Akbelen ve Kızılbük dosyası BM gündeminde
BM Özel Raportörleri, Türkiye’yi Akbelen Ormanı’ndaki termik santral ve kömür madeni projelerine karşı çevre mücadelesi veren Esra Işık’ın tutuklanması konusunda uyardı. Işık, 2023 yılında termik santral inşaatına karşı düzenlenen protestolara katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Raportörler, bu tutuklamanın barışçıl protesto hakkını ihlal ettiğini vurguladı. Ayrıca, aynı bölgedeki Kızılbük mevkiinde yapılması planlanan turizm ve madencilik projeleri de dosyaya eklendi. Raportörler, bu projelerin çevresel etkilerine dikkat çekerek, halkın katılımı olmadan karar alınmasını eleştirdi.
MUÇEP sözcüsünün engelli aylığı kesildi
Bir diğer uyarı konusu ise MUÇEP sözcüsü Halime Şaman oldu. Marmaris’teki bir dizi rant projesine karşı çıkan Şaman’ın, mücadelesi sırasında engelli aylığının kesildiği bildirildi. BM raportörleri, bu durumun engelli bireylerin sosyal güvenlik hakkını ihlal ettiğini ve aktivistleri susturma amaçlı olabileceğini belirtti. Şaman, daha önce de çevre protestolarında gözaltına alınmış ve çeşitli idari yaptırımlarla karşılaşmıştı. Raportörler, hükümetten bu konuda acil açıklama yapmasını ve mağduriyetin giderilmesini talep etti.
BM Özel Raportörleri, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri hatırlatarak, ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma hakkı ve çevresel bilgiye erişim gibi temel haklara saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Mektuba hükümetten henüz resmi bir yanıt gelmedi ancak konunun takipçisi olacaklarını belirttiler.
Bu gelişmeler, Türkiye’de çevre aktivistlerinin karşılaştığı hukuki baskıları bir kez daha gündeme taşıdı. Akbelen ve Marmaris örnekleri, çevre mücadelesinin sadece ekolojik değil, aynı zamanda insan hakları boyutu olduğunu gösteriyor. BM’nin müdahalesi, uluslararası toplumun bu tür baskılara kayıtsız kalmadığını ortaya koyarken, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini hatırlatması açısından önem taşıyor.