Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, yüzyıllardır kullanılan geleneksel dünya haritasının yerine Afrika kıtasının gerçek boyutlarını yansıtan yeni bir haritayı oylamaya hazırlanıyor. Karar tasarısı, uluslararası kuruluşlarda ve eğitim materyallerinde kullanılan Mercator projeksiyonunun yarattığı algısal eşitsizlikleri düzeltmeyi amaçlıyor. Oylama, önümüzdeki günlerde BM Genel Kurulu'nda yapılacak.
Mercator Projeksiyonunun Yüzyıllardır Süren Etkisi
1569 yılında Gerardus Mercator tarafından geliştirilen ve denizcilik için pratik bir araç olarak tasarlanan Mercator projeksiyonu, dünya haritalarında kıtaların boyutlarını ciddi şekilde çarpıtıyor. Bu haritada Grönland, Afrika'dan daha büyük görünürken; Güney Amerika, Avrupa'dan neredeyse iki kat küçük gösteriliyor. Afrika'nın gerçek yüzölçümü 30,3 milyon kilometrekare iken, Grönland sadece 2,2 milyon kilometrekaredir. Yani Afrika, Grönland'dan yaklaşık 14 kat daha büyüktür.
Mercator projeksiyonunun bu çarpıtması, özellikle sömürgecilik sonrası dönemde Afrika ve Güney Yarımküre ülkelerinin küçük gösterilmesine yol açtığı gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyor. Eğitimciler, öğrencilerin dünya algısının bu hatalı haritalar üzerinden şekillendiğini belirtiyor.
Yeni Harita Nedir ve Ne Değişecek?
BM Genel Kurulu'na sunulan tasarı, Gall-Peters projeksiyonu veya eşdeğer alan koruyan (equal-area) bir projeksiyonun kullanılmasını öneriyor. Bu tür haritalar, kıtaların yüzölçümlerini doğru şekilde gösterirken şekillerde bir miktar bozulmaya neden oluyor. Tasarı kapsamında:
- BM kurumlarının resmi belgelerinde ve eğitim materyallerinde yeni harita kullanılacak.
- Üye ülkeler, kendi müfredatlarında bu haritayı teşvik edecek.
- Uluslararası basın kuruluşlarına da tavsiye niteliğinde çağrı yapılacak.
Karar tasarısı bağlayıcı olmayacak; ancak BM'nin sembolik etkisiyle küresel çapta bir dönüşüm başlatması bekleniyor.
Destek ve Muhalefet: Kimler Ne Düşünüyor?
Tasarıyı özellikle Afrika Birliği üyesi ülkeler ve Güney Amerika ülkeleri güçlü şekilde destekliyor. Kenya, Nijerya, Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkeler, haritanın adalet ve eşitlik açısından önemli bir adım olduğunu savunuyor. Bazı Avrupa ülkeleri ve ABD ise eğitim sistemlerinde bu tür bir değişikliğin maliyetli ve gereksiz olduğunu, geleneksel haritaların denizcilik ve navigasyon için hala geçerli olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, oylamanın BM Genel Kurulu'nda kabul edilmesi durumunda dünya genelinde harita basımı, ders kitapları ve dijital platformlarda önemli bir dönüşüm yaşanacağını öngörüyor. Ancak uygulama, üye ülkelerin kendi iç mevzuatlarına bağlı olarak yıllar alabilir.
Tarihsel Arka Plan ve Benzer Girişimler
Bu, BM çatısı altında harita projeksiyonu konusunda atılan ilk adım değil. 1974 yılında Alman tarihçi Arno Peters, Mercator'un Avrupa merkezli bakış açısını eleştirerek eşdeğer alanlı bir harita önermişti. O dönemde büyük tartışma yaratan bu girişim, bazı ülkelerin okul atlaslarında yer bulmuştu. 2017'de ise Boston Halk Okulları, Mercator haritalarını kaldırıp yerine Gall-Peters projeksiyonunu koymuştu. Benzer şekilde, 2020'de Amerikan İçişleri Bakanlığı bazı resmi belgelerde yeni projeksiyon kullanmaya başlamıştı.
BM Genel Kurulu'ndaki oylama, bu tür yerel ve bölgesel girişimleri küresel bir standarda taşımayı hedefliyor. Kararın kabul edilmesi halinde, 2025 yılından itibaren BM yayınlarında yeni harita görülebilecek.
Sonuç: Sembolik Bir Adım mı, Gerçek Bir Değişim mi?
Yeni dünya haritası tartışması, yalnızca kartografik bir mesele değil; aynı zamanda kimin hikayesinin merkezde olduğuyla ilgili bir mücadele. Afrika'nın gerçek boyutlarını görmek, kıtanın küresel ekonomik ve siyasi ağırlığını algılamada da etkili olabilir. Ancak harita değişse bile, zihniyetlerin değişmesi zaman alacak. BM oylaması, bu yönde atılmış sembolik ama önemli bir adım olarak kayda geçecek. Gözler şimdi, üye ülkelerin vereceği oylarda.