Birleşmiş Milletler (BM) soruşturma komisyonu, İsrail'in Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 20 binden fazla Filistinli çocuğu kasıtlı olarak hedef aldığına dair kesin deliller bulunduğunu açıkladı. Komisyonun yayımladığı kapsamlı raporda, bu eylemlerin savaş suçu teşkil ettiği vurgulandı. Raporda ayrıca Batı Şeria'da gözaltına alınan Filistinli çocukların İsrail hapishanelerinde sistematik işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı belirtildi.
Raporun Detayları: Kasıtlı Hedef Alma ve Savaş Suçları
BM Soruşturma Komisyonu'nun raporu, İsrail güçlerinin Gazze'de okul, hastane ve ev gibi sivil altyapıyı hedef alarak çocuk ölümlerini artırdığını ortaya koyuyor. Rapora göre, saldırılarda kullanılan patlayıcıların yoğunluğu ve isabet oranı, sivil kaybın bilinçli bir stratejiyle gerçekleştirildiğini gösteriyor. Komisyon başkanı Navi Pillay, "Çocukların hedef alınması uluslararası hukukun açık ihlalidir. Bu rapor, İsrail'in kasıtlı olarak çocukları öldürdüğüne dair somut kanıtlar sunmaktadır" ifadelerini kullandı. Raporda, 20 bin 145 çocuğun öldürüldüğü, bunların yüzde 70'inin 12 yaş altı olduğu kaydedildi.
Batı Şeria'da Çocuklara Yönelik İşkence İddiaları
Raporun bir diğer bölümünde, Batı Şeria'da İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan çocuklara yönelik insanlık dışı uygulamalar yer aldı. BM raporuna göre, 12-17 yaş arasındaki yüzlerce çocuk, sorgulama adı altında fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldı. Çocukların hücre hapsinde tutulduğu, uykusuz bırakıldığı ve ailelerinin ziyaretine izin verilmediği belirtildi. Komisyon, İsrail'in çocuk mahkumlara yönelik muamelesinin de savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. İsrail hükümeti ise raporu reddederek, "Komisyonun önyargılı bir tutum sergilediğini" savundu.
Uluslararası Toplumun Tepkileri
BM raporu, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birçok insan hakları örgütü, raporun bağlayıcı kararlara dönüştürülmesi için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) başvurulmasını talep etti. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, raporu kınayarak İsrail'e yaptırım çağrısı yaptı. Avrupa Birliği (AB) ise temkinli bir açıklamayla "iddiaların araştırılması gerektiğini" belirtti. ABD yönetimi ise henüz resmi bir yorumda bulunmadı. Ancak Bağımsız Filistin Devleti'nin BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, "Bu rapor, Filistinli çocukların maruz kaldığı soykırımın belgesidir" dedi.
Bağlam ve Değerlendirme
BM'nin bu raporu, İsrail-Filistin çatışmasında çocuk ölümlerinin en kapsamlı belgelerinden biri olarak tarihe geçecek. 7 Ekim'den bu yana Gazze'de 30 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilirken, rapor çocuk ölümlerinin sistematik bir boyut kazandığını gösteriyor. Uluslararası hukukun üstünlüğü açısından bakıldığında, bu raporun UCM tarafından dikkate alınması ve sorumluların yargılanması önem taşıyor. Ancak geçmiş deneyimler, BM raporlarının çoğunun yaptırımsız kaldığını ve taraflar arasındaki güç dengesizliği nedeniyle hayata geçirilemediğini gösteriyor. Bu çerçevede, raporun uluslararası toplumda somut adımlara dönüşmesi, ancak siyasi iradenin varlığına bağlı görünüyor. Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşirken, çocukların korunması için acil eylem planına ihtiyaç duyuluyor.