Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında Lübnan'daki saldırılara gönderme yaparak çağrı cihazı göstermesine sert tepki gösterdi. Dujarric, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Genel Kurul salonunun kutsiyetine saygı gösterilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. Olay, Netanyahu'nun konuşması sırasında yaşandı ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Netanyahu'nun provokatif eylemi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Eylül 2024 tarihinde New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nun 79. oturumunda kürsüye çıktı. Konuşmasının bir bölümünde Lübnan'a yönelik saldırılara atıfta bulunarak yanında getirdiği bir çağrı cihazını gösterdi. Bu eylem, İsrail'in Lübnan'da gerçekleştirdiği ve çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği saldırılarla ilişkilendirildi. Netanyahu'nun bu hareketi, salonda bulunan birçok delegasyon tarafından tepkiyle karşılandı. Bazı ülke temsilcileri salonu terk etti.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, olayın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dujarric, "Genel Kurul salonu, uluslararası diplomasinin en önemli mekânlarından biridir. Burada yapılan konuşmaların ve sergilenen davranışların, bu salonun kutsiyetine uygun olması gerekir. Aksi takdirde BM'nin saygınlığı zarar görür" dedi. Dujarric, Netanyahu'nun eylemini doğrudan kınamaktan kaçınsa da, rahatsızlığını açıkça dile getirdi.
Uluslararası tepkiler ve BM'nin tutumu
Netanyahu'nun çağrı cihazı göstermesi, Birleşmiş Milletler'in kuruluş ilkelerine aykırı bir davranış olarak değerlendiriliyor. BM Şartı, üye ülkelerin egemen eşitliğini ve uluslararası barışı teşvik etmeyi amaçlar. Uzmanlar, Netanyahu'nun bu eyleminin BM çatısı altında gerçekleşmesinin kurumun itibarına gölge düşürdüğünü belirtiyor. Öte yandan, bazı ülkeler İsrail'in BM'deki temsilciliğinin askıya alınması çağrısında bulundu. Ancak BM Genel Sekreterliği henüz resmi bir yaptırım açıklamadı.
Olayın ardından BM Genel Kurulu Başkanı da bir açıklama yaparak, tüm üye ülkeleri diplomasi kurallarına uymaya davet etti. İsrail heyeti ise Netanyahu'nun eylemini "meşru müdafaa" olarak savundu. Lübnan temsilcisi ise konuşmasında İsrail'in saldırılarını kınayarak BM'yi harekete geçmeye çağırdı.
Çağrı cihazı göstermenin anlamı
Netanyahu'nun gösterdiği çağrı cihazı, İsrail'in Lübnan'da gerçekleştirdiği siber saldırılarla bağlantılı. Bilindiği üzere, Eylül 2024'te Lübnan'da Hizbullah üyelerine ait çağrı cihazları eşzamanlı olarak patlatılmış ve onlarca kişi hayatını kaybetmişti. İsrail bu saldırıları üstlenmemiş olsa da, uluslararası kamuoyu saldırıların arkasında İsrail'in olduğunu düşünüyor. Netanyahu'nun bu olayı BM kürsüsünde alaycı bir şekilde anması, saldırıların sembolü haline gelen çağrı cihazını göstermesi, birçok ülke tarafından kışkırtıcılık olarak yorumlandı.
BM Sözcüsü Dujarric, "Bu tür eylemler, BM'nin tarafsızlığına ve barışçıl çözüm arayışlarına zarar verir. Tüm üye ülkeleri, Genel Kurul'un itibarını korumaya davet ediyoruz" diye konuştu. Dujarric ayrıca, BM'nin Orta Doğu'daki gerilimi azaltmak için çabalarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
Diplomatik teamüller ve geleceği
BM Genel Kurulu, dünya liderlerinin bir araya geldiği en kapsamlı platform olma özelliğini taşıyor. Burada yapılan konuşmalar, uluslararası ilişkilerde önemli bir yere sahip. Ancak son yıllarda bazı liderlerin provokatif eylemleri, bu platformun işlevselliğini tartışmaya açtı. Netanyahu'nun çağrı cihazı göstermesi, bu tür eylemlerin son örneği olarak kaydedildi. Uzmanlar, BM'nin bu tür davranışlara karşı yaptırım mekanizmalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.
Önümüzdeki günlerde BM Genel Kurulu'nda konuya ilişkin resmi bir gündem oluşturulup oluşturulmayacağı merak konusu. İsrail'in BM nezdindeki temsilciliği ise olayı savunmaya devam ediyor. Diplomatik kaynaklar, bazı ülkelerin Netanyahu'nun eylemini BM Şartı'nın ihlali olarak değerlendirdiğini ve konuyu Güvenlik Konseyi'ne taşımayı düşündüğünü aktarıyor.
Sonuç olarak, BM Genel Sekreter Sözcüsü'nün tepkisi, uluslararası kurumların evrensel ilkelerine yapılan bir vurgu olarak öne çıkıyor. Netanyahu'nun çağrı cihazı göstermesi, sadece bir protesto değil, aynı zamanda BM'nin saygınlığına yönelik bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplumun bu olaya vereceği tepki, BM'nin gelecekteki etkinliği açısından belirleyici olacak.