Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren 11 ülkeden 214 şirketin yer aldığı bir rapor yayımladı. Raporda, bu şirketlerin yerleşimlerle doğrudan veya dolaylı bağlantılı olduğu belirtildi. Liste, uluslararası hukuka aykırı yerleşim faaliyetlerine ekonomik katkı sağlayan işletmeleri kamuoyuna açıklamayı amaçlıyor.
Raporun kapsamı ve şirket profili
BM İnsan Hakları Ofisi tarafından hazırlanan raporda, 214 şirketin ismi geçiyor. Bu şirketlerin 11 farklı ülkeden olduğu ve yerleşimlerde inşaat, altyapı, güvenlik, bankacılık, tarım ve teknoloji gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiği ifade ediliyor. Söz konusu şirketlerin bir kısmı yerleşimlerde doğrudan şube veya fabrika işletirken, bir kısmı da mal ve hizmet tedariki yoluyla dolaylı katkı sağlıyor.
Listede uluslararası alanda tanınan bazı büyük firmaların yanı sıra yerel İsrail şirketleri de bulunuyor. BM yetkilileri, bu listeyi hazırlamanın kapsamlı bir araştırma süreci gerektirdiğini ve şirketlerin faaliyetlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirildiğini vurguluyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
Raporun yayımlanmasının ardından İsrail hükümeti karara sert tepki gösterdi. İsrail, listeyi "taraflı" ve "siyasi" olarak nitelendirerek reddetti. İsrail yetkilileri, yerleşimlerin yasal statüsünü savunurken, BM'nin bu adımının barış sürecine zarar verdiğini öne sürdü.
Filistin yönetimi ise kararı memnuniyetle karşıladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, bu listenin uluslararası toplumun yerleşim faaliyetlerine karşı duyarlılığını gösterdiğini belirterek, üçüncü ülkeleri şirketlerine yönelik yaptırım uygulamaya çağırdı.
Uluslararası hukuk uzmanları, 1949 tarihli Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak, işgalci gücün kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara yerleştirmesinin yasak olduğunu hatırlatıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı da yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı ilan etmişti.
Şirketler üzerindeki olası etkiler
BM listesinde yer alan şirketler için çeşitli riskler bulunuyor. Uluslararası yatırımcılar ve tüketiciler, bu firmalara karşı baskı uygulayabilir. Bazı ülkeler, listeyi gerekçe göstererek kamu ihalelerinden bu şirketleri dışlayabilir veya ithalat kısıtlamaları getirebilir.
Öte yandan, şirketler listeye itiraz etme hakkına sahip. BM İnsan Hakları Ofisi, raporun periyodik olarak güncelleneceğini ve itirazları değerlendireceğini açıkladı. Daha önce 2020'de yayımlanan ilk listede 112 şirket yer alırken, bu sayı 214'e yükseldi.
Ekonomik ve siyasi bağlam
İsrail yerleşimleri, Batı Şeria ekonomisinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Yerleşimlerde yaklaşık 450 bin İsrailli yaşıyor ve buralarda tarım, imalat, turizm ve teknoloji sektörleri faaliyet gösteriyor. Uluslararası toplum, yerleşimleri barışın önünde engel olarak görüyor.
BM raporu, ekonomik baskı yoluyla yerleşim faaliyetlerini caydırmayı hedefliyor. Ancak bugüne kadar benzer listelerin somut yaptırıma dönüşmediği görülüyor. Uzmanlar, uluslararası toplumun tutarlı adımlar atmaması halinde bu tür girişimlerin sembolik kalacağı uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, BM'nin 214 şirketlik listesi, İsrail-Filistin meselesinde ekonomik yaptırımların tartışılmasını yeniden gündeme taşıdı. Karar, uluslararası hukuk ile reelpolitik arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Yerleşimlerin geleceği ve şirketlerin sorumluluğu, önümüzdeki dönemde uluslararası platformlarda daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.