Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani İşler ile Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, Gazze Şeridi'nde geçen yıl yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının insani yardımların akışını artırmayı hedeflediğini ancak bugün itibarıyla Filistinlilerin hala temel ihtiyaçlardan mahrum yaşadığını belirtti. Fletcher, İsrail'in uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle gıda, su, ilaç ve barınma gibi hayati malzemelerin yeterli düzeyde bölgeye ulaşamadığını vurguladı.
Fletcher, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, "Ateşkes anlaşması, insani yardımın kesintisiz ve yeterli miktarda girmesini öngörüyordu. Ancak bugün Gazze'de durum hala kritik" dedi. BM yetkilisi, 2023 yılında imzalanan anlaşmanın ardından yardım tırlarının sayısında kısmi bir artış yaşandığını ancak bunun ihtiyacın çok gerisinde kaldığını ifade etti. Özellikle kuzey Gazze'deki mahallelerde temiz suya erişim oranının yüzde 10'un altına düştüğüne dikkat çeken Fletcher, sağlık tesislerinin çoğunun çalışamaz halde olduğunu söyledi.
İnsani yardımda kısıtlamalar sürüyor
BM verilerine göre, Gazze'de yaklaşık 2,3 milyon kişi insani yardıma bağımlı durumda. İsrail tarafından uygulanan kara ve hava ablukası ile gümrük denetimleri, temel malların girişini ciddi şekilde yavaşlatıyor. Dünya Gıda Programı (WFP) yetkilileri, bölgeye giren gıda miktarının nüfusun yalnızca yüzde 40'ının ihtiyacını karşılayabildiğini rapor ediyor. Ayrıca, yakıt kısıtlamaları nedeniyle su pompalama ve atık yönetimi sistemleri çökme noktasına geldi. Gazze'deki hastaneler, jeneratörleri çalıştıracak yakıt olmadığı için acil durumlarda bile hizmet veremiyor.
Uluslararası toplumdan tepki
BM'nin çağrılarına rağmen, İsrail yönetimi güvenlik gerekçesiyle sınır geçişlerinde sıkı denetim uygulamaya devam ediyor. Öte yandan Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde, yardım koridorlarının genişletilmesi gündeme gelmiş ancak somut bir ilerleme kaydedilememişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi sivil toplum kuruluşları, İsrail'in bu politikasının toplu cezalandırma anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yaptığı kısa açıklamada, "insani yardımın engelsiz ulaştırılması için taraflarla çalışmaya devam edeceklerini" duyurdu.
Filistin Kızılayı, son üç ayda bölgeye giren tıbbi malzeme miktarının yalnızca 12 tır olduğunu, oysa haftalık ihtiyacın en az 50 tır olduğunu açıkladı. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) raporuna göre, Gazze'deki hanelerin yüzde 80'i gıda güvensizliği yaşarken, çocukların yüzde 30'unda akut yetersiz beslenme belirtileri görülüyor. Uzmanlar, mevcut koşullar altında insani krizin derinleşmeye devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Bu tablo, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik yaklaşımının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ateşkes anlaşmalarının yalnızca siyasi bir belge olarak kalmaması, sahada etkili sonuçlar doğurması için bağlayıcı mekanizmaların oluşturulması şart. Aksi takdirde, Filistinlilerin temel insani haklara erişimi yalnızca uluslararası toplumun vicdanında bir sızı olarak kalmaya devam edecek.