Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, ABD'nin İran'da gerçekleştirdiği ve en az 177 sivilin ölümüne neden olan iki ayrı saldırıda savaş suçu işlediğine dair makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği ve soruşturma açılması gerektiği vurgulandı.
Saldırıların detayları ve sivil kayıpları
BM uzmanlarının incelediği olaylardan ilki, ABD güçlerinin İran'ın başkenti Tahran yakınlarında düzenlediği bir hava saldırısı. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 112 sivilin hayatını kaybettiği belirtildi. İkinci saldırı ise ülkenin güneyindeki bir kentte gerçekleşti ve 65 sivilin ölümüne yol açtı. BM raporuna göre, her iki saldırıda da hedef gözetilmeksizin yapılan bombardımanlar söz konusu.
Uzmanlar, saldırıların askeri bir hedefe yönelik olmadığını, sivil yerleşim alanlarının vurulduğunu ve bu durumun Cenevre Sözleşmeleri'ne açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Raporda, "Saldırıların kasıtlı olup olmadığına dair kesin bir yargıya varmak için elimizde yeterli delil yok ancak savaş suçu işlendiğine inanmak için makul gerekçeler mevcut" denildi.
Uluslararası hukuk ve sorumluluk
BM uzmanları, olayların bağımsız bir komisyon tarafından soruşturulması ve sorumluların uluslararası mahkemeler önünde hesap vermesi çağrısında bulundu. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) henüz konuyla ilgili resmi bir soruşturma başlatmadı. Ancak BM raporu, UCM'nin ön inceleme başlatabileceği sinyalini veriyor.
ABD yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Pentagon sözcüsü, geçmişte yaptığı açıklamalarda tüm operasyonların uluslararası hukuka uygun yürütüldüğünü savunmuştu. İran hükümeti ise saldırıları kınayarak BM'ye başvuruda bulunmuş ve faillerin yargılanmasını talep etmişti.
Uluslararası hukuk uzmanları, savaş suçu iddialarının ciddiyetinin altını çiziyor. Eski BM savaş suçları savcısı Carla Del Ponte, "Sivilleri hedef alan saldırılar, uluslararası toplumun müdahalesini gerektirir. Bu tür eylemler cezasız kalmamalı" değerlendirmesinde bulundu.
Arka plan ve olası yansımalar
ABD ile İran arasındaki gerilim, yıllardır devam eden yaptırımlar ve bölgesel çatışmalarla derinleşmiş durumda. Son saldırılar, 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en ciddi sivil kayıplarına sahne oldu. BM raporu, bölgede tansiyonu daha da artırabilir.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, taraflara sivil halkı koruma çağrısı yaparken, insan hakları örgütleri bağımsız soruşturma taleplerini yineliyor. Raporun, ABD'nin uluslararası itibarını zedeleyebileceği ve müttefikleri arasında rahatsızlık yaratabileceği öngörülüyor.
Önümüzdeki günlerde BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele alması bekleniyor. Ancak ABD'nin veto yetkisi nedeniyle somut bir yaptırım kararı çıkması zor görünüyor. Yine de rapor, uluslararası kamuoyunda savaş suçu tartışmalarını yeniden alevlendirebilir ve gelecekteki olası yargı süreçleri için emsal teşkil edebilir.