Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap edecek. Genel Kurul çalışmaları 22 Eylül 2026 Salı günü başladı. Erdoğan'ın konuşmasında Gazze'den Lübnan'a, İran'dan Ukrayna'ya kadar geniş bir yelpazede Türkiye'nin barış ve istikrar için yürüttüğü diplomatik çabalara vurgu yapması bekleniyor. Türkiye'nin BM daimi temsilciliği, Erdoğan'ın konuşma tarihini henüz netleştirmedi; ancak geleneksel olarak liderlerin üst düzey oturumlarda yer alması öngörülüyor.
Türkiye'nin barış diplomasisi masada
Erdoğan'ın BM kürsüsünden yapacağı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda artan arabuluculuk girişimlerine geniş yer ayırması planlanıyor. Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşmasıyla sağlanan kritik rol, İsrail-Hamas arasında arabuluculuk çabaları ve Lübnan'daki istikrarsızlığa karşı yürütülen temaslar, konuşmanın ana başlıklarını oluşturacak. Diplomatik kaynaklar, Erdoğan'ın Gazze'deki insani krizi yeniden gündeme taşıyarak uluslararası topluma somut adım çağrısı yapacağını belirtiyor.
İran'ın nükleer programı etrafındaki gerilim ve bölgesel güvenlik endişeleri de Erdoğan'ın mesajlarında yer alacak. Türkiye, komşusu İran ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgede tırmanmayı önlemeyi hedefliyor. Ukrayna'daki savaşın seyri ve Karadeniz güvenliği ise bir diğer kritik başlık olarak öne çıkıyor. Erdoğan'ın, savaşın tarafları arasında kalıcı ateşkes için çağrı yapması ve Türkiye'nin garantörlük rolüne atıfta bulunması bekleniyor.
Genel Kurul'un gündemi ve Türkiye'nin rolü
BM 81. Genel Kurulu, 22 Eylül'de başlayan hafta boyunca yüzden fazla devlet ve hükümet başkanını ağırlayacak. Genel Kurul Başkanlığı'nı bu yıl geçici olarak devralan isim, üye ülkeleri çok taraflılık ve dayanışma çağrısı yapmaya hazırlanıyor. Küresel iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri, yapay zeka yönetişimi ve artan jeopolitik gerilimler, haftanın diğer öne çıkan konuları arasında.
Türkiye, BM çatısı altında yürüttüğü girişimlerle son yıllarda etkinliğini artırdı. 2024'te BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür" diyerek Güvenlik Konseyi'nin yapısını eleştirmiş ve reform çağrısı yapmıştı. Bu yıl da benzer bir vurguyla küresel adaletsizliklere dikkat çekmesi ve gelişmekte olan ülkelerin sesi olmayı sürdürmesi bekleniyor. Türkiye'nin insani yardım diplomasisi, özellikle Gazze'ye yönelik yardımlar ve Lübnan'daki mülteci kriziyle ilgili somut verilerle desteklenecek.
Erdoğan'ın New York temasları sadece Genel Kurul konuşmasıyla sınırlı kalmayacak. ABD Başkanı ile ikili görüşme, çeşitli ülke liderleriyle yan etkinliklerde bir araya gelme ve Türk-Amerikan toplumu temsilcileriyle buluşma programda yer alıyor. Ayrıca BM Genel Sekreteri ile yapılacak görüşmede, insani krizler ve barışı koruma operasyonları ele alınacak.
Uzmanlar ne diyor?
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre, Türkiye'nin BM platformunu aktif kullanması, hem bölgesel hem de küresel düzeyde etki alanını genişletiyor. Özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığı görevini yürüten Erdoğan'ın, Gazze konusunda ortak bir duruş sergileme çağrısı yapması muhtemel. Uzmanlar, Türkiye'nin Ukrayna'daki arabuluculuk rolünün Batı ile ilişkilerde denge unsuru olduğunu, ancak İran ve Lübnan'daki gelişmelerin diplomatik manevra alanını zorlaştırabileceğini belirtiyor.
Konuşmanın ardından Türkiye'nin BM daimi temsilciliği tarafından yazılı bir açıklama yapılması ve ikili görüşmelerin detaylarının paylaşılması bekleniyor. Erdoğan'ın dönüşünde gazetecilere yapacağı değerlendirme ise Türkiye'nin önümüzdeki dönem dış politika önceliklerine ışık tutacak. BM Genel Kurulu, 2026 sonbaharında küresel yönetişim tartışmalarının merkezinde yer almaya devam edecek.