Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 29 Temmuz seansını yüzde 1,36'lık düşüşle 12.546 puan seviyesinden tamamladı. Bu düşüşte, artan jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı öncesi belirsizlikler etkili oldu. Seans genelinde satıcılı bir seyir izleyen yurt içi piyasalar, küresel çapta dalgalı bir seyrin de parçası haline geldi.
Fed Kararı Öncesi Piyasalar Tedirgin
Yatırımcıların odağında, 29 Temmuz saat 21.00'de açıklanacak olan Fed'in faiz kararı var. ABD'nin enflasyonla mücadele kapsamında atacağı adımlar, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesi halinde, bunun son dönemdeki şahin duruşun devamı anlamına geleceği yorumları yapılıyor. Ancak bazı uzmanlar, Fed'in mevcut ekonomik verilere bağlı olarak daha temkinli bir mesaj verebileceğini de belirtiyor. Bu belirsizlik, borsalarda oynaklığın artmasına neden olurken, Türkiye gibi gelişen ekonomilerdeki varlık fiyatları da olumsuz etkileniyor.
Jeopolitik Riskler ve Küresel Etkiler
Küresel piyasalarda, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi ve Orta Doğu'daki gerginlikler gibi jeopolitik faktörler de risk iştahını zayıflatıyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, enflasyon beklentilerini yukarı yönlü etkiliyor. Bu durum, merkez bankalarının sıkı para politikalarını sürdürmesine yol açıyor. Küresel bazda, ABD ve Avrupa borsalarında da satış ağırlıklı bir seyir görülüyor. Fed kararı öncesinde, dolar endeksinin güçlü seyri ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükseliş, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Türk lirasının da dolara karşı değer kaybettiği izlenirken, döviz kurlarındaki hareketlilik borsa üzerinde ek bir yük oluşturuyor.
BIST 100'de Sektörel Görünüm
BIST 100 endeksinde, sektör bazında değerlendirildiğinde, bankacılık endeksinin yüzde 2,10'luk gerilemeyle öne çıktığı görüldü. Sanayi endeksi ise yüzde 1,45 oranında değer kaybetti. Satışların yoğunlaştığı sektörler arasında madencilik ve enerji de bulunuyor. Ancak, telekomünikasyon ve perakende gibi daha iç talebe dayalı sektörlerde sınırlı da olsa alımlar gözlemlendi. Yatırımcıların, yüksek faiz ortamında şirketlerin borçlanma maliyetlerindeki artışın karlılıklara olumsuz yansıyacağı endişesiyle riskli varlıklardan uzaklaştığı değerlendiriliyor. Öte yandan, yabancı yatırımcıların satış tarafında olduğu, yerli yatırımcıların ise düşüşlerde kademeli alım yaptığı belirtiliyor.
Ekonomik Veriler ve Destekler
Türkiye'de ekonomik büyümeye yönelik destekleyici adımlar, piyasanın bir nebze dibi desteklemeye çalışıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı vergi indirimleri ve yatırım teşvikleri, özellikle üretim yapan şirketler için pozitif bir hava yaratıyor. Ancak, bu desteklerin etkisinin, küresel çaptaki olumsuz haber akışının gölgesinde kaldığı söylenebilir. Önümüzdeki dönemde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası adımları ve enflasyonun seyri de borsanın yönü üzerinde belirleyici olacak. TCMB'nin faiz artışları, maliyetleri yükseltse de, enflasyonu kontrol altına alma hedefi nedeniyle yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Bu hafta açıklanacak olan yurt içi ve yurt dışı öncü göstergelerin, piyasalara yön vereceği bekleniyor.
Genel olarak, BIST 100 endeksinin Fed kararına kadar dalgalı bir görünüm izlemesi bekleniyor. Karar metnindeki ifadeler ve ekonomik projeksiyonlar, piyasanın kısa vadeli yönünü belirlemede kritik öneme sahip olacak.