Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda küresel enerji krizini ve Antalya'da yapılacak COP31 öncesinde enerji güvenliği ile temiz enerji hedeflerini ele aldı. Birol, mevcut jeopolitik gerilimlerin enerji piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, ülkelerin yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlarını hızlandırması gerektiğini vurguladı.
Enerji güvenliği ve temiz enerji dengesi
Birol, konuşmasında enerji güvenliğinin artık sadece arz güvenliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda iklim hedefleriyle uyumlu bir dönüşümü gerektirdiğini belirtti. Küresel enerji talebinin pandemi sonrası toparlanma sürecinde fosil yakıtlara bağımlılığın devam ettiğini, ancak güneş ve rüzgar enerjisindeki maliyet düşüşlerinin temiz enerjiye geçişi ekonomik olarak cazip hale getirdiğini ifade etti. Özellikle Avrupa'da yaşanan doğal gaz tedarik sorunlarının, enerji verimliliği ve yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırdığını söyledi.
IEA'nın son raporlarına göre, 2023 yılında küresel yenilenebilir enerji kapasitesi rekor düzeyde artış gösterdi. Birol, bu ivmenin devam etmesi için gelişmekte olan ülkelere finansman ve teknoloji transferi sağlanması gerektiğini vurguladı. Aksi halde enerji dönüşümünün adaletsiz olacağını ve küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin tehlikeye gireceğini belirtti.
COP31 öncesi kritik mesajlar
Antalya'da düzenlenecek COP31 iklim zirvesi öncesinde Birol, ülkelerin ulusal enerji planlarını güncellemeleri çağrısında bulundu. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirvenin, özellikle Akdeniz havzası ve gelişmekte olan ülkeler için kritik bir platform olacağını söyledi. Birol, "COP31, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak ve fosil yakıt sübvansiyonlarını aşamalı olarak kaldırmak için bir dönüm noktası olabilir" dedi.
BM Genel Merkezi'ndeki toplantıda ayrıca, enerji yoksulluğuyla mücadele ve elektriğe erişimi olmayan 700 milyon insan için çözüm yolları tartışıldı. Birol, temiz enerjiye geçişin bu kesimler için yaşam kalitesini artıracağını ve yeni istihdam alanları yaratacağını belirtti.
Arka plan: küresel enerji krizinin derinleşmesi
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa'da doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji arz güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. IEA, bu süreçte acil müdahale planları ve enerji verimliliği önlemleriyle piyasaları dengelemeye çalıştı. Birol, özellikle 2022'de yaşanan enerji şokunun, yenilenebilir enerjinin stratejik önemini kanıtladığını ifade etti.
Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesini son yıllarda hızla artırarak Avrupa'da önemli bir konuma geldi. Rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücü 2023 itibarıyla 25 GW'ı aştı. Birol, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'in bu başarıyı uluslararası arenaya taşıma fırsatı sunduğunu söyledi.
Uzmanlar, Birol'un BM'deki mesajlarının COP31 müzakereleri öncesinde ülkelere yol haritası çizeceğini belirtiyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerin finansman talepleri ve fosil yakıt kullanımının azaltılması konusundaki anlaşmazlıklar, zirvenin zorlu geçebileceğini gösteriyor. Birol'un vurguladığı üzere, enerji güvenliği ve iklim hedefleri artık birbirinden ayrı düşünülemez; bu dengeyi kurmak ise küresel işbirliğine bağlı.