CHP'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliğinde 'paralı figüran' getirildiği iddiasını gündeme taşıyan BirGün gazetesi muhabiri Ebru Çelik ile WEB Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, İstanbul Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nda ifade verdi. Gazeteciler, habere konu olan görüntülerin ve bilgilerin kaynağını açıklamaları yönünde sorularla karşılaştı.
Soruşturma Nasıl Başladı?
Soruşturma, CHP Genel Merkezi'nin şikayeti üzerine başlatıldı. Parti yetkilileri, söz konusu haberin 'asılsız' olduğunu ve 'dezenformasyon' içerdiğini savunarak, haberin yayından kaldırılmasını ve sorumlularının cezalandırılmasını talep etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, üç gazeteci hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlamasıyla işlem yapılıyor.
Gazetecilerin İfadesi ve Süreç
Ebru Çelik, ifadesinde haberin kaynağını ve elde ediliş yöntemini anlattığını, haberde kamu yararı gözetildiğini ve eleştiri sınırları içinde kalındığını belirtti. Uğur Koç ve Berkant Gültekin ise editör olarak süreci yönettiklerini, haberin doğruluğunu teyit ettiklerini ve bu nedenle sorumluluklarının olduğunu söyledi. Üçü de ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturmanın devam ettiği ve dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilebileceği öğrenildi.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Bu soruşturma, Türkiye'de basın özgürlüğü alanındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Gazetecilik meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, gazetecilerin ifadeye çağrılmasını 'sansür girişimi' olarak nitelendirirken, hükümete yakın çevreler ise yargının bağımsız olduğunu ve suç işlendiği iddiasıyla soruşturma açılabileceğini savunuyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yaptığı açıklamada, gazetecilerin haber kaynaklarını açıklamakla yükümlü tutulmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ve bu tür baskıların haberciliği engellediğini ifade etti.
Habere Konu Olayın Arka Planı
BirGün gazetesi, 30 Ekim'de yayımladığı haberde, CHP'nin düzenlediği bir etkinlikte, partiye katılımı artırmak amacıyla bazı kişilere ücret karşılığında rozet taktırıldığını ve bu kişilerin 'figüran' olarak kullanıldığını iddia etmişti. Haberde, görgü tanıklarının ifadelerine ve görüntülere yer verilmişti. CHP ise bu iddiaları yalanlamış, etkinliğin yasalara uygun olduğunu ve herhangi bir ücret ödenmediğini duyurmuştu.
Değerlendirme
Bu soruşturma, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü arasındaki hassas dengenin bir kez daha test edildiği bir örnek teşkil ediyor. Bir yandan etkin haber kaynaklarının korunması ve gazetecilik faaliyetlerinin engellenmemesi gerekirken, diğer yandan da yargı organlarının suç iddialarını araştırma görevi bulunuyor. Ancak, kamu yararını ilgilendiren bir konuda yapılan habercilik faaliyetinin bu şekilde cezai bir soruşturmaya dönüşmesi, gazeteciler üzerinde caydırıcı bir etki yaratma ve haberciliği zayıflatma riski taşıyor. Bu nedenle, soruşturmanın titizlikle ve demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi, basın özgürlüğünün korunması açısından büyük önem taşıyor.