AKP Halkapınar İlçe Başkanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından ilçedeki okulları denetlediğini duyurdu. İlçe başkanının üç okulda güvenlik ve temizlik görevlilerini incelediği belirtilen paylaşıma TÖBSEN MYK üyesi Serkan Bebek sert tepki gösterdi. Bebek, okulların siyasi partilerin teşkilat binası olmadığını vurgulayarak denetimin hukuki dayanağının bulunmadığını savundu.
Denetim nasıl gerçekleşti?
Edinilen bilgilere göre, AKP Halkapınar İlçe Başkanlığı, yeni eğitim öğretim yılının başlamasının hemen ardından ilçe genelindeki okullarda incelemelerde bulundu. İlçe başkanının bizzat katıldığı bu gezilerde üç okul ziyaret edildi. Ziyaretler sırasında okulların güvenlik ve temizlik personelinin durumu incelendi. Parti tarafından yapılan açıklamada, denetimin eğitim ortamlarının kalitesini artırmaya yönelik olduğu ifade edildi.
Ancak bu açıklama, eğitim sendikaları ve muhalefet tarafından siyasi bir müdahale olarak değerlendirildi. Okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin, siyasi parti temsilcilerinin denetim adı altında okullara girmesinden rahatsızlık duyduğu öğrenildi. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan TÖBSEN MYK üyesi Serkan Bebek, uygulamanın kabul edilemez olduğunu belirtti.
TÖBSEN'den sert tepki: 'Eğitim siyaset üstüdür'
Serkan Bebek, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Okullar siyasi partilerin teşkilat binası değildir. Eğitim kurumları, siyasi partilerin denetim yapacağı alanlar değil, çocuklarımızın geleceğini inşa ettiği bilim ve öğrenim yuvalarıdır. Hiçbir siyasi parti, kendisinde okul denetleme yetkisi göremez. Bu tür girişimler, eğitimin tarafsızlığına gölge düşürür."
Bebek, denetim adı altında yapılan ziyaretlerin yasal bir dayanağının olmadığını, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönetmeliklerine aykırı olduğunu savundu. Ayrıca, okullarda asıl denetim yetkisinin eğitim müfettişlerine ait olduğunu hatırlattı.
TÖBSEN yetkilileri, konuyu yargıya taşıyacaklarını ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de şikayette bulunacaklarını açıkladı. Sendika, tüm eğitim çalışanlarını bu tür siyasi müdahalelere karşı duyarlı olmaya davet etti.
AKP'den savunma: 'Halkın talebi üzerine'
AKP Halkapınar İlçe Başkanlığı ise tepkilere karşı yazılı bir açıklama yaparak, ziyaretlerin "halkın talebi üzerine" gerçekleştirildiğini öne sürdü. Açıklamada, okullardaki güvenlik ve temizlik sorunlarının veliler tarafından partiye iletildiği, bu nedenle konunun takipçisi oldukları belirtildi. İlçe başkanı, "Amacımız eğitim kalitesini artırmak, öğrencilerimizin daha iyi koşullarda eğitim almasını sağlamaktır. Siyasi bir amaç gütmüyoruz." dedi.
Ancak eğitim sendikaları, bu açıklamanın samimi olmadığını düşünüyor. Öğretmenler, okullara siyasi parti temsilcilerinin gelmesinin baskı ortamı yarattığını ve eğitim özgürlüğünü kısıtladığını ifade ediyor.
Eğitimde siyasi müdahale tartışması
Türkiye'de son yıllarda eğitim kurumlarına yönelik siyasi müdahaleler sıkça tartışılıyor. Özellikle yerel yönetimler ve iktidar partisi temsilcilerinin okul ziyaretleri, zaman zaman "denetim" adı altında gerçekleşiyor. Eğitim sendikaları, bu tür uygulamaların Anayasa'nın 42. maddesinde yer alan "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır" hükmüne aykırı olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, okulların siyasi partilerin teşkilat binası gibi kullanılmasının eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyeceğini ve öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirtiyor. Eğitim fakültesi öğretim üyeleri, siyasi partilerin okullara yönelik denetim adı altındaki girişimlerinin yasal olmadığını ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu tür durumlara karşı tavır alması gerektiğini ifade ediyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bakanlığın, il milli eğitim müdürlüklerine bir genelge göndererek okul ziyaretlerinin kurallara uygun yapılması konusunda uyarıda bulunabileceği belirtiliyor.
Sonuç ve değerlendirme
AKP Halkapınar İlçe Başkanlığı'nın okul denetimi, eğitimde siyasi tarafsızlık ilkesini yeniden gündeme getirdi. TÖBSEN'in tepkisi, sendikaların ve eğitim camiasının bu tür müdahalelere karşı duyarlılığını gösteriyor. Yerel düzeyde başlayan tartışmanın, ulusal ölçekte eğitim politikalarını etkilemesi muhtemel. Önümüzdeki günlerde Milli Eğitim Bakanlığı'nın atacağı adımlar ve olası yargı süreci, eğitim kurumlarının siyasi müdahalelerden ne ölçüde korunacağını belirleyecek. Eğitimin siyaset üstü bir alan olduğu gerçeği, tüm taraflarca kabul edilmesi gereken bir ilke olarak öne çıkıyor.