Türkçenin en devingen sözcüklerinden “geri”nin kimliğine baktığımızda, sadece bir yön belirten zarf değil; aynı zamanda siyasi söylemde sıkça başvurulan bir metafor olduğunu görürüz. “Geri” sözcüğü, “geri kalmak”, “geri adım atmak”, “geri dönmek” gibi tamlamalarla Türk siyasetinde ilerleme karşıtlığını, reformlardan vazgeçmeyi veya statükoya dönüşü anlatmak için kullanılır. “Bir ileri, beş geri” deyimi ise özellikle son yıllarda siyasi reform süreçlerini eleştirmek için sıkça dile getiriliyor. Peki, bu deyim nasıl ortaya çıktı ve siyasette hangi anlamlara büründü?
“Geri”nin Sözlük Anlamı ve Siyasi Karşılığı
Türk Dil Kurumu sözlüğünde “geri” sözcüğü, “bir şeyin arkası, geriye doğru, geçmiş” gibi anlamlara gelir. Ancak siyasi literatürde bu sözcük çok daha farklı bir işleve sahiptir. Muhalefet partileri, iktidarın politikalarını eleştirirken “Türkiye'yi geriye götürüyorsunuz” ifadesini sıkça kullanır. İktidar kanadı ise kendi icraatlarını savunurken “eski Türkiye'ye geri dönüş yok” diyerek “geri” kavramını olumsuz bir çağrışımla yükler. Bu karşılıklı söylem, “geri”nin siyasette bir mücadele alanı haline geldiğini gösterir.
“Bir ileri, beş geri” deyimi ise özellikle 2000'li yılların başından itibaren siyasi reform paketleri tartışılırken kullanılmaya başlandı. AB uyum yasaları, demokratikleşme paketleri ve yargı reformları gibi alanlarda atılan adımların ardından gelen geri adımlar, kamuoyunda bu deyimle özetlendi. Örneğin, 2010 anayasa değişikliği referandumu sürecinde hem destekçiler hem de karşıtlar, “bir ileri, beş geri” söylemini farklı şekillerde sahiplendi. Destekçiler, değişikliğin ileri bir adım olduğunu savunurken; karşıtlar, getirilen düzenlemelerin geriye dönüş anlamına geldiğini iddia etti.
Tarihsel Arka Plan: “Geri”nin Politik Serüveni
“Geri” sözcüğünün siyasi serüveni, aslında Osmanlı'nın son dönemlerine kadar uzanır. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde “geri” ve “ileri” kavramları, Batılılaşma karşıtları ile yanlıları arasındaki çatışmada sembol haline gelmişti. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise inkılaplara karşı çıkanlar “geri” olarak nitelendirildi. 1950'lerde Demokrat Parti iktidarı, “milli irade” söylemiyle “geri” kavramını yeniden tanımladı. 1960 darbesi sonrasında ise “geri” sözcüğü, darbe karşıtları tarafından “demokrasiye geri dönüş” anlamında kullanıldı.
1980 sonrası neoliberal dönüşümle birlikte “geri” sözcüğü, ekonomik ve sosyal haklardan geriye gidişi ifade etmek için kullanıldı. 2000'li yıllarda ise “bir ileri, beş geri” deyimi, özellikle sağlık, eğitim ve yargı reformlarında yaşanan savrulmaları eleştirmek için muhalefetin diline yerleşti. 2013 Gezi Parkı protestoları sırasında da sıkça dile getirilen bu deyim, hükümetin sert müdahalesiyle birlikte “geri”nin otoriterleşme anlamına geldiği yorumlarını beraberinde getirdi.
Siyasi Söylemde “Geri”nin Retoriği
Siyaset bilimciler, “geri” sözcüğünün retorik gücünü iki temel nedene bağlar: Birincisi, sözcüğün doğrudan bir yön belirtmesi ve bu yönün olumsuz bir çağrışım taşımasıdır. İkincisi, “geri”nin bir süreç veya eylemle birlikte kullanıldığında (geri adım, geri dönüş) somut bir politikaya işaret etmesidir. Bu nedenle siyasi aktörler, “geri”yi kullanarak rakiplerini statükocu, kendilerini ise ilerici olarak konumlandırır. Ancak bu strateji her zaman tutarlı sonuç vermez; zira “geri”nin ne olduğu, kimin perspektifinden bakıldığına göre değişir.
Örneğin, laik kesim için “geri”, şeriat düzenine dönüş anlamına gelirken; muhafazakâr kesim için “geri”, darbe dönemlerine veya vesayet rejimine dönüşü ifade eder. Bu nedenle “bir ileri, beş geri” deyimi, tarafsız bir betimleme olmaktan çok, ideolojik bir mücadele aracıdır. Son yıllarda sosyal medyada da sıkça kullanılan bu deyim, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde hükümetin politikalarını eleştirmek için başvurulan bir klişe haline gelmiştir.
Güncel Yansımalar ve Gelecek
Bugün Türkiye siyasetinde “geri” sözcüğü, sadece bir yön belirtmekle kalmıyor; aynı zamanda bir dönemin kapanışını veya bir dönemin açılışını simgeliyor. 2023 seçimlerinin ardından muhalefetin “geri dönüş” söylemi, iktidarın “yeni Türkiye” anlatısıyla çatıştı. “Bir ileri, beş geri” deyimi ise bu çatışmanın en özlü ifadelerinden biri olarak kaldı. Önümüzdeki dönemde de siyasi tartışmaların odağında yer alması muhtemel.
Sonuç olarak, “geri” sözcüğü, Türkçenin en devingen ve en politik sözcüklerinden biridir. “Bir ileri, beş geri” deyimi ise bu devingenliğin siyasi bir yansımasıdır. Kimi zaman reformların yavaşlığını, kimi zaman otoriterleşmeyi, kimi zaman da statükoya dönüşü anlatır. Bu nedenle “geri”yi anlamak, Türkiye'nin son yirmi yıllık siyasi tarihini anlamak için önemli bir anahtar sunar.