Ankara'da 2025 yılında servis şoförü Binali Aslan'ı katleden Suriyeli IŞİD üyesi Muhammed El Arac ve Aksoy ailesi hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, şüphelilerin örgütlü bir şekilde hareket ettiği ve cinayeti planlayarak işledikleri vurgulandı. Ayrıca, sanıklardan El Arac'ın Türkiye'de Kızılay'dan düzenli maaş aldığı ve bu yardımın terör örgütü faaliyetlerine kaynak oluşturduğu iddia edildi.
İddianamede yer alan suçlamalar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Muhammed El Arac ve Aksoy ailesinden Hacer, Fırat ve Berfin Aksoy hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme', 'nitelikli yağma' ve 'örgüt üyeliği' suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianameye göre, şüpheliler Ankara'dan Hatay'a gitmek için Binali Aslan'ın aracını kiraladıktan sonra onu öldürüp cesedini ormanlık alana atmıştı.
Kızılay maaşı detayı
İddianamede dikkat çeken bir diğer nokta ise Muhammed El Arac'ın Kızılay'dan 'insani yardım' adı altında düzenli olarak maaş alması oldu. El Arac'ın El Nusra ve IŞİD bağlantılı olduğu bilinirken, Kızılay'ın bu durumu bilmediği veya göz ardı ettiği iddia edildi. Olay, Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yapılan yardımların denetimini yeniden gündeme taşıdı.
Bağlam ve arka plan
Binali Aslan cinayeti, Ankara'da yaşanan terör olayları arasında büyük yankı uyandırmıştı. Aksoy ailesinin daha önce de çeşitli suçlara karıştığı, ancak yeterli takibat yapılmadığı belirtiliyor. Olay, Türkiye'deki terör örgütleriyle mücadele ve sığınmacı politikaları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, terör örgütlerine finansal destek sağlanmasının önlenmesi için daha sıkı denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurguluyor.