İstanbul Bilgi Üniversitesi, 22 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatılmış, ardından gelen protestolar üzerine yeniden eğitime açılmıştı. Ancak yaşanan bu süreç, üniversitenin itibarını derinden sarstı. Yeni kayıt döneminde kontenjanların yarıya yakını boş kaldı; bu durum, hem öğrenci adaylarının hem de mevcut öğrencilerin gözünde üniversitenin geleceğine dair ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Kontenjanlar Neden Dolmadı?
Üniversitenin 2026-2027 akademik yılı için ilan ettiği kontenjanların yalnızca yüzde 55'i doldu. Özellikle popüler bölümlerde dahi kayıt oranlarında belirgin bir düşüş yaşandı. Eğitim uzmanlarına göre bu durumun en önemli nedeni, üniversitenin kapatılma ve yeniden açılma sürecinde yaşanan belirsizlikler. Aday öğrenciler, benzer bir kararın tekrar alınmasından endişe ederek tercihlerini daha istikrarlı kurumlardan yana kullandı.
Ayrıca, kapatma kararının ardından yapılan protestolar ve öğrenci gösterileri, üniversitenin kamuoyundaki imajını olumsuz etkiledi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, adayların bu üniversiteyi tercih etmeme nedenleri arasında gösteriliyor. Bir öğrenci adayı, "Bu kararın bir daha alınmayacağının garantisi yok. Risk almak istemiyorum" diyerek düşüncelerini dile getirdi.
Öğrenci Tepkileri ve Kampüs Atmosferi
Kampüse kayıt yaptıran öğrenciler ise durumdan oldukça rahatsız. Aktif olarak öğrenim gören öğrenciler, eğitim kalitesinin düştüğünü ve öğretim üyelerinin bir kısmının istifa ettiğini belirtiyor. Üniversitenin yeniden açılmasına rağmen, akademik kadronun önemli bir bölümü başka üniversitelere transfer oldu. Bu da eğitim kalitesinde ciddi bir düşüşe neden oldu.
Öğrenci konseyi başkanı yaptığı açıklamada, "Bizler bu üniversiteyi kurtardık, şimdi de geleceğini kurtarmalıyız. Yönetim, öğrencilerin güvenini yeniden kazanmak için acil adımlar atmalı" dedi. Ayrıca, üniversitenin tanıtım faaliyetlerinin yetersiz kaldığı ve potansiyel öğrencilere ulaşmakta zorlandığı ifade ediliyor.
Ekonomik faktörler de kontenjanların dolmamasında etkili oldu. Türkiye'de yaşanan yüksek enflasyon, öğrencilerin eğitim harcamalarını kısmasına neden oldu. Vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretleri artarken, devlet üniversitelerine olan talep arttı. Bilgi Üniversitesi'nin de aralarında bulunduğu birçok vakıf üniversitesi, bu durumdan olumsuz etkileniyor.
Gelecek İçin Öneriler
Uzmanlar, üniversitenin itibarını geri kazanmak için şeffaf bir yönetim anlayışı benimsemesi ve öğrencilerle sürekli iletişim halinde olması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, akademik kadronun güçlendirilmesi ve uluslararası akreditasyonların yenilenmesi gibi adımlar, öğrencilerin güvenini tazeleyebilir.
Önümüzdeki dönemde üniversitenin nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Eğitim camiası, Bilgi Üniversitesi'ndeki bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Yaşanan bu süreç, yükseköğretimde istikrarın ve güvenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Üniversitelerin, siyasi kararlarla kapatılıp açılmasının, eğitim sistemine verdiği zarar göz ardı edilemez düzeye ulaştı.