Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, geçtiğimiz günlerde uğradığı bıçaklı saldırının ardından yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Sağlık durumuna ilişkin ilk kez kameralar karşısına geçen Meriç, tedavisinin olumlu yönde ilerlediğini duyurdu. Meriç, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun kendisine gönderdiği geçmiş olsun mektubunu da sosyal medya hesabından paylaştı. Milletvekili, hastanede kendisini ziyaret eden Dilek İmamoğlu'na da teşekkür etti.
Sağlık Durumu İyiye Gidiyor
Melih Meriç, saldırının ardından ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yoğun bakım sürecinin sona erdiğini ve normal odaya alındığını belirtti. Doktorların kontrolünde tedavisinin sürdüğünü ifade eden Meriç, "Yaşadığım bu menfur saldırıya rağmen hayata tutunmamda emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına minnettarım. Durumum her geçen gün daha iyiye gidiyor. Dualarını esirgemeyen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
Meriç'in paylaştığı mektupta Ekrem İmamoğlu'nun el yazısıyla kaleme aldığı ifadeler yer aldı. Mektupta, "Sayın Meriç, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu zor günlerde yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim. Acil şifalar dilerim" cümleleri dikkat çekti. Meriç, mektubun kendisine ulaştırılmasına vesile olanlara da teşekkür etti.
Dilek İmamoğlu'ndan Hastane Ziyareti
Öte yandan, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, Meriç'i tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Ziyarette geçmiş olsun dileklerini ileten Dilek İmamoğlu, Meriç'in sağlık durumu hakkında doktorlardan bilgi aldı. Meriç, bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Dilek Hanım'ın ziyareti moral kaynağı oldu. Kendisine ve ailesine teşekkür ediyorum" dedi.
Melih Meriç'in tedavi süreci boyunca partisi Yeni Parti'nin genel merkezinden ve milletvekili arkadaşlarından da destek mesajları geldi. Parti sözcüsü, saldırıyı kınayarak "Demokrasiye yapılmış bir saldırıdır. Meriç'in yanındayız" açıklamasında bulundu.
Saldırının Arka Planı ve Siyasi Yankıları
Melih Meriç'e yönelik bıçaklı saldırı, geçtiğimiz hafta Gaziantep'te gerçekleşmişti. Edinilen bilgilere göre, saldırgan henüz yakalanamadı. Güvenlik güçleri, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Saldırının nedeni henüz netlik kazanmazken, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından peş peşe kınama mesajları yayımlandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, saldırıyı "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, "Milletvekillerimizin güvenliği bizim için önceliklidir. Faillerin bir an önce adalet önüne çıkarılmasını bekliyoruz" dedi. İçişleri Bakanlığı da konuyla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı.
Son yıllarda Türkiye'de siyasetçilere yönelik saldırılarda artış gözlemleniyor. Uzmanlar, bu tür olayların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği uyarısında bulunuyor. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Yıldız, "Saldırılar, siyasi rekabetin şiddete dönüşmemesi gerektiğini gösteriyor. Tüm partilerin ortak tavır alması şart" değerlendirmesini yaptı.
Melih Meriç'in yaşadığı saldırı, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, #MelihMeriç etiketiyle geçmiş olsun mesajları paylaştı. Meriç'in avukatı, saldırganın en kısa sürede yakalanması için çağrıda bulundu.
Siyasi Dayanışma ve Gelecek Süreç
Yaşanan olay, siyasi partiler arasında nadir görülen bir dayanışma örneği sergiledi. İktidar ve muhalefet partileri, saldırıyı kınayan ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, "Demokratik siyasetin teminatı olan milletvekillerine yönelik her türlü şiddeti reddediyoruz" denildi.
Meriç'in tedavisinin tamamlanmasının ardından Meclis çalışmalarına dönmesi bekleniyor. Yeni Parti yetkilileri, Meriç'in yasama faaliyetlerine kaldığı yerden devam edeceğini açıkladı. Kamuoyu, saldırının arkasındaki motivasyonun aydınlatılmasını ve benzer olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri yakından takip ediyor.
Bu tür saldırılar, sadece bireysel bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokratik temsilin ve ifade özgürlüğünün korunması açısından da kritik bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye'nin siyasi ikliminde şiddetin normalize edilmemesi için tüm aktörlere önemli görevler düşüyor. Melih Meriç'in yaşadığı travma, siyasetin güvenli bir zeminde yürütülmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.